Sunday, July 26, 2020

Cennet 19 Aquila- Kartal

Önce:

DILIGITE IUSTITIAM

sonra:


QUI IUDICATIS TERRAM 





Aquila/ Kartal

Kanto 19


Gözlerimin önünde Kartal kanatlarını açtı;
Ruhlar birlik olup bu görüntüyü benim için oluşturmuşlardı.
Hepsi yakut gibi ışıldıyordu.
Güneş öyle bir parıldıyordu ki
Işık ruhlardan aksediyor benim tam gözüme yansıyordu.
Hiç konuşulmamış, hiç yazılmamış birşeyi hatırlamam gerekiyor şimdi.
Hayallerde bile yoktur böylesi.

Gagası hareket etti;
"Ben" ve "Benim" demeye başladı.

Halbuki, " Biz" ve " Bizim" demesi gerekmez miydi?
"Adil olduğum için en yükseğe çıkartıldım;
Sadece emirle,
Dünyada öyle bir hatıra bıraktım ki;
 kötüler bile beni hayırla yad eder.
Yad eder; ama ortaya koyduğum güzel örneği tatbik etmezler."

Pek çok kömür parçasının tek bir ateşi yakması gibi,
O kadar ruhtan da tek bir ses çıkıyordu.
Sevgiyi dile getirmekte hep bir ağız olmuşlardı.


"Değişik kokulardan tek bir 'rayiha'alıyorum" dedim.

"Çok merak ettiğim konuları anlatıyorsun.
Bu sorunun cevabını dünyada alamam.
Allah’ın Adaleti Cennet'in 'ayna'larına yansır; bilirim.
Siz de bulunduğunuz mevkiden, ne varsa görebilirsiniz o aynalarda
Neyi merak ettiğimi,cevabını senelerdir beklediğimi biliyorsun."

Şahinin avını kapmak için fırlamaya hazır olması gibi bir hareket yaptı.
Boynunu uzattı,kanatlarını çırpttı;
Allahın 'Rahmeti'ni övdü.
Cennet sakinleri ilahi söylemeye başladılar,


"Dünyanın etrafını pergelle çizen sınırlarını belirleyen
Görüneni ve görünmeyeni Yerleştiren;
Yaratıktan sonra damgasını “mükemmelliğe" vurup durmamıştır.

Yaratıcı kelime (ol emri) yarattığı alemleri genişletmeye
Yaratılanı mükemmelleştirmeye devam etmektedir.

Kibrin ilk örneği (seytan) en üst derecedeyken, daha da olgunlaşmayı bekleyemedi;
Hamken düştü.

Yaratılmışların kasesi küçüktür;
bütün "iyiliği" içine alamaz.
Yaratanın kendisi, kendisinin tek ölçüsüdür.


Biz sadece bir açıdan görebiliriz
Yaratıcı her şeyi görür
İlahi Adaletin tamamını da biz göremeyiz.
Nasıl ki Okyanusun tamamını,
denizin içinde olsak bile göremezsek.

Denizin kıyısındayken bakıp,
dibini görebilirsin belki ama açıktayken göremezsin.

Gerçek ışık Allah ın Nur' udur.

Bizim gözümüzün ışığı, onun yanında karanlık kalır ve bazen da insanı hataya sürükler.

Şimdiye kadar pek çok soruna cevap verildi;
"Hindistan' da, ırmak kenarındaki adamı sordun;
 Isa'yı işitmemiş;
 okumamış; yazmamış...

İyi bir adam- ne yapmış ne etmişse- iyilik için yapmış;
Günah işlememiş; günah konuşmamış.
Vaftiz edilmeden ölmüş;
Kurtarıcı imana kavuşamamış.
Cennete alınmaması reva mıdır?
Cehenneme düşmesi hak mıdır?
Iman etmemiş olması kendi suçu mudur?
İlahi Adalet nerede?"

Böyle dersin ama senden kilometrelerce uzak bir diyarda
 yaşayanlar için hükmetmek senin haddine midir?
Sen daha ayağının altındakini göremiyorsun!

Insan kutsal kitabı okumadan bu sorulara cevap veremez."

Leylek yavrusunu beslemek için havada döner durur.
Yavru da yuvadan ayrılmadan, anneyi bekler gözleri havada.
Ben de öyle havadaki kartala bakıyor cevap arıyordum.
"Benim söylediklerimi sen anlayamazsın" dedi.
"Tanrının Adaleti insanın zekasıyla kavrayabileceğinden fazladır"

Kartalı oluşturan ruhların dansı bitti.
Hala Roma‘ya onur veren formda kaldılar.
"Buraya ancak Isa’ya inanlar yükseltilir" dediler.

Ama " Isa", "Isa" diyenlerin çoğunun,
Mahşer günü Hazreti Isa' dan ne kadar uzakta olduğunu göreceksin.
Fakat Etiyopyalılar yanında olacak
Sağından solundan yanına gelecekler.
Kitap önlerine açıldığında Persler ne diyecek?


Hesap görüldüğünde;
Albert'ın yaptıkları yazılacak.
Bohemya’ yı çöle çevirdi.

Seine nehri de yazılacak
Philip’ in yaptıkları, savaşı finanse etmek için
Paranın değerini düşürmüştü.

Sonunda ölüm- domuz suretinde- göründü ona.
Deli İskoçyalı ile Aptal İngiliz’den de hesap sorulacak; sınırlarını bilmediler
(İskoçya ile İngiltere’nin sınır savaşları)
İspanyollarla Bohemyalıların gösteriş severlikleri;


Ne kıymet bildiler, ne de bilmek istediler.

Kudüs‘ un topalı
(Charles the Lame- sadece ismen Kudüs Kralı oldu)
Iyiliklerinin karşısına 1 yazılacak
Kötülüklerinin M  ( Roma rakamı M -Binlerle ifade edilecek)

Anchises' in öldüğü adada (Sicilya)
Bekçiköpeği beklemekte şimdi.
(Frederict 2)

Günahları kitaba sığmaz ancak kısaltmalarla veya işaretlerle yazılabilir.
Amcası ve kardeşi de öyle;
Aileyi rezil ettiler;
Tacı da...
Norveç, Portekiz ve  Sırbıstan Kralları;
hepsi de Venedik altınını görünce yoldan çıktılar!
Macaristan  keşke hep şimdi ki gibi mutlu kalabilse.


Navarre  keşke dağlarını koruyabilseydi;
 askerle çevirseydi de Fransızların eline düşmeseydi.


Fransanın kralı hayvan sürüsüne dahil olamayacak kadar küçük
 ancak  yanlarindan yörelerinden dolaşıp sebeblenecek....


Kamer  Suresi 49
 Şu bir gerçek ki, biz herşeyi bir ölçüye göre/bir kaderle yarattık.
Hadid Suresi 25


Yemin olsun, biz, resullerimizi açık seçik delillerle gönderdik ve onlarla birlikte Kitap'ı ve ölçüyü de indirdik ki, insanlar adaleti ayakta tutsunlar/adaletle doğrulsunlar. Ve demiri de indirdik. Onda zorlu bir kuvvet ve insanlar için birçok yarar vardır. Allah bu sayede, kendisine ve resullerine, gayba inanarak kimin yardım edeceğini bilecektir. Allah Kavî'dir, Azîz'dir.
Kavi
Gücü bizzat kendisinden olan Gücünü kullanmada hiçbir buyruğa ve yönlendirmeye muhtaç olmayan.
Aziz
Kudret ve onurun kaynağı ve sahibi Çok güçlü çok onurlu
Bari var eden varoluşu kotarıp yöneten
Bedi var eden yarattıklarını ahenk ve güzellikle donatan
Müteal
Aşkın Yüce Akıl ve bakış ölçülerinin ulaşamayacağı boyutlarda olan
Vasi arttırıp genişleten
Okyanus ne kadar büyük olursa olsun insan ancak kabı kadar su alabilir demiş Mevlana



Cennet 18 ve 19. Kantolarin Analizi:
18.Kanto da Beatrice ve Dante, Mars'tan Jupiter’e geçerler. Bu geçiş herzamanki gibi büyük bir hızla olmaktadır. Mars Gezegeni kızıllığı ile Savaşı temsil ederken (aynı zamanda Eski Yunanda savaş Tanrısının adı da Marsdır) Jupıter, beyazlığı ile sakinliği, akl- ı selimi ve adaleti ve Geometri yi ( 7 liberal sanat) temsil etmektedir. Duyguların etkisinde kalmadan adaletle hükmedebilmeyi, insanın aklını kullanmasını...


Daha önceki kısımlarda gördüğümüz gibi, Italyanca akıl kelimesi "mente" ile ölçü kelimesi "measura" aynı kökenden geliyor Biz de "akıl var izan var" deriz.
Bu gezegen aynı zamanda geometriyle de ilişkilendiriliyor Geometri "uzayı ve uzayda tasarlanabilen biçimleri (nokta, çizgi, açı, yüzey vb.) ve bunların birbirleriyle ilişkilerini, ölçümlerini, özelliklerini inceleyen matematik dalı" olarak tanımlanıyor. Sınırın belırlenmesi derinliğin belirlenmesi perspektif açı bunların hepsi önemli. 

Adalette de ölçü önemli; suç ve cezanın tanımlanmasında bir sınır çizmek vardır. Hangi davranışı suç olarak tanımlayacağız? Bu suça nasıl bir ceza verilecek ,ölçü ne olacak? Ceza da ölçü aşılırsa; o suça gereğinden ağır ceza verilirse adalet duygusu rencide olur.
Hukukta bir şeyi tanımlamanız kavramları tam olarak anlamanız sınırlarını belirlemeniz çok önemlidir. Diğer bilim dallarında da öyle.
"Tanrı pergelle dünyanın sınırlarını çizdi" diyor; yani hersey "bir ölçüye göre" yaratıldı. Burada şöyle bir mana da var; Tanrı bile herşeyi ölçüye sınıra göre yarattıysam biz de hareketlerimizde çlöüyü, sınırı bilmeliyiz.
18. kanto da, "Yöneticinin Adaletle yönetmesi ve adaleti sevmesinin gerektiğini" söyledi. 19. Kanto da Kartal' la konuşuyor. Kartal, değerli bilge ruhların ışıkları harekete geçirip- daha doğrusu kendi ışıklarıyla gökyüzünde kartal formu almalarıyla- ortaya çıktı.
 "Ben" diye konuşuyor ama "biz" olması gerekmez mi?" diyor onun için. Birden fazla ruhun ışığından oluştu bu form.
Eski Yunan' da Kartal aynı zamanda gökyüzünde "Aquila Constellation" denilen yıldız kümesinin de ismi. Zeus birisine kızdığı zaman onun üzerine yıldırım gönderiyor. bu yıldırımı indiren de Kartal. Adaletin tecelli etmesine yardım ediyor.
Aynı zamanda Kartal, Roma da devletin simgesi.
Komedya' nın en başından- Inferno bölümünden- beri Dante' nin aklına takılan soru: "Hrıstıyanlıktaki, Sadece Hrıstiyan olanların ve vaftiz edilmiş olanların Cennet'e gidebileceği konusu." Incıl' de John 16 bölümünde,  “I am the way, the truth and the life. No man comes to the Father except through me”  ıfadesi geçiyor. Tanrıya giden tek yolun Hazreti Isa' ya inanmaktan geçtiği inancı var. Buna Hrıstıyan dünyasında da bazıları inanmıyor , -tahrif edilmiş bölümlerden biri - diyorlar. Çünkü kilise insanlara bu şekilde tahakküm ediyor. "Kiliseye gelirsen Cennet' e gidebileceksin" diyorlar

-Yuhanna İncili 14.Bölüm


İsa "Yol gerçek ve yaşam benim dedi. Benim aracılığım olmadan Baba'ya kimse gelemez. Beni tanısaydınız babamı tanırdınız.  Artık O’nu tanıyorsunuz, O'nu gördünüz."
Dante de bunu sorguluyor. Hristiyanlıktan evvel doğmuş olan, iyi ve değerli insanlar ne olacak? Onlar niye Cennete alınmıyor? diyor. En çok da bunu Roma devrinin değerli şair ve filozofları için soruyor. Çareyi Inferno 4 te gördüğümüz gibi onları Limbo bölümüne yerleştirmekte bulmuş. Cennet' te değiller ama Cehennem' de de değiller. Burada onlara vaftiz edilmeden ölmüş bebekler de eşlik ediyor. (Okuyuculari en çok rahatsiz eden durumlardan biri de bu masum bebeklerin durumu)
 Islam dunyasından da önemli isimler var Limbo da: Selahaddin Eyyubi, Ibnı Sina ve İbni Rust. Onlara felsefecilerin yanında yer vermiş.
Bu Limbo bölümü Araf değil. Araf'a almıyor çünkü Araf' a alınanların bekleme süresini geçirince Cennet'e alınacaklarına inanıyor. Sanırım Dante ortaçagda yaşayan bir Katolik olarak samimi olarak Klisenin böyle bir tavır almasına üzülüyor.
Bu kısımda Cografi bakımdan da aynı soruyu soruyor: " Roma Imparatorluğunun ve Avrupa nın sınırları dışında kalan Asya ve Afrika' nın uzak ülkelerinde yaşamakta olan, hayatında Hazreti Isa' nın adını işitmemiş kişilerin ne suçu var; onlar iyi insanlarsa niye Cennete gidemiyorlar? diyor. Bu konuda kullandığı ifade: konuşmamışlar; okumamışlar; yazmamışlar.
Yazma konusu önemli Latin şairlerin, yazarların eserlerinden Avrupa medeniyeti çok şey öğrendi. Bu konuyu Araf kısmında Stazio ve Virgil arasındaki dialoglarda vurguladı. "Inançlı bir Hrıstıyan" da Pagan dönemi yazarlarından çok şey öğrenebilir.
Dante' nin bu sorusuna Kartal; " İlahi Adaletin insanların kavrayamayacağı kadar derin bir kavram olduğunu" anlatarak cevap veriyor.

Sonra da Avrupa daki Krallardan örnekler veriyor: " Isa"," Isa" diyenlerin Ahiret'te Hazreti Isa' ya yakın olamayacaklarını;çünkü yeryüzünde bozgunculuk çıkardıklarını söylüyor. Bu bozgunculuk çıkarmada sınırı bilmeme;sınırı ihlal etmem durumu var; haddini bilmemek var.
Ingılızlerle, İskoçların sınır savaşları gibi pekçok örnek verilmiş.
Daha evvel ki kantolarda, din adamları eleştirilirken burada siyasiler eleştiriliyor ve bu krallar Ahiret'te Hazreti Isa' ya yakın olamayacaklar ama o uzak diyarlarda Hazreti Isa' nın adını duymamış olan iyi kişiler onun yanında olacak- sağından solundan gelecek-diyor. Bu fikriyle çağının ilerisinde.
 Kartal, "yaratılısın sürekli mükemmelleştiğini ve insanın tekâmül ettiğini" söylüyor. "Allah yarattığını tamam bu mükemmel oldu, bitti deyip bırakmaz" diyor. Bence kantonun en güzel sözlerinden biri. Kurtuluş için her zaman" bir ümit" var; "daha iyiye gitmek" herzaman imkân dahilinde.


Örnek verdiği krallar arasında Fransa Kralı Phillip the Fair de var Bu kral,  parayı devalue etmiş (savaşı finanse etmek için ) bu durum ekonomiyi bozuyor, halkın zorluk çekmesine sebep oluyor, sosyal sorunlar ortaya çıkıyor.
 Domuz, açgözlülüğün simgesiydi, - ölümü domuzdan oldu- diyor . Çünkü Philip ava gittiğinde, bir yaban domuzu Philip in atının üzerine doğru koşuyor, iki hayvan çarpışınca Kral atın üzerinden düşüyor ve bu aldığı darbeler yüzünden ölüyor.




Kanto 20
Yemin olsun, biz, Dâvud'a katımızdan bir lütufta bulunduk. "Ey dağlar, onunla birlikte tespih edin ve ey kuşlar siz de." dedik. Ve onun için demiri yumuşattık.)
Sebe Suresi 10. Ayet
Rabbin, göklerdeki ve yerdeki kimseleri de daha iyi bilir. Yemin olsun biz, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kılmışızdır. Davûd'a da Zebur'u verdik.
Isra Suresi 55. Ayet



No comments:

Post a Comment