Purgatorio 9
Üstadım "şu tarafa da bak"
deyince hemen bakışlarımı
çevirdim.
Heyecanımdan hemen Virgil' in
önünden geçerek sağ tarafa yöneldim.
Mermerden yapılmış bir öküz
arabası ve
Kutsal Ahit sandığı canlandı gözlerimin önünde.
Kutsal Ahit sandığı canlandı gözlerimin önünde.
-O zaman buna dokunmak yasaktı-
Sanki yedi koro birden
ilahileri okumaya başlamıştı.
Kulağımla duymuyordum ama
gözümle görüyordum sanki
Tütsülerden dumanlar
yükseliyordu.
Oradan hem bir kraldan daha az
hem daha fazla
Davut Peygamber eteklerini
tutmuş,
Çılgıncasına bir sevinçle dansediyordu.
Oysa yukarıda saray
penceresinden eşi
Mishel onu hiç de tasvip
etmeyen bir nazarla seyrediyordu.
Üzüntülü, memnuniyetsiz;
Tepeden bakıyordu.
Trajan
Üçüncü panelde Roma Imparatoru
Trayan,
Kutsal imparator,
Atının yanında bir kadıncağız
gözyaşları içinde;
Resmin her iki tarafında atları
üzerinde şövalyeler,
Altın renkli sancaklar,
Havada süzülen kartallar.
Diz çökmüş yaşlı kadın
ağlamaklı:
"Lordum, oğlumun intikamını al
O şehit olmuştu, acısı
kalbimi daglamakta "der gibi
"Adalet yerini bulacaktır" der
İmparator; " dönüşümü bekle"
"Ya dönmezsen?"
"Tacımı taşıyan her kimse
gereğini yapar"
"Başkasına bırakma!"
"Merak etme, bu iş ben gitmeden
halledilecek;
Adalet ve merhamet hissi beni burada durdurdu"
Cennet 20
Kanto 20
Yemin olsun, biz, Dâvud'a katımızdan bir lütufta
bulunduk. "Ey dağlar, onunla birlikte tespih edin ve ey kuşlar siz
de." dedik. Ve onun için demiri yumuşattık.)
Sebe Suresi 10. Ayet
Rabbin, göklerdeki ve yerdeki kimseleri de daha iyi
bilir. Yemin olsun biz, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün
kılmışızdır. Davûd'a da Zebur'u verdik.
Isra Suresi 55. Ayet
Cennet
Kanto 20
Rahmet Üzerine Rahmet
Güneş batıp da gökyüzü karardıktan sonra,
Birden yıldızlar çıkarak etrafı yine aydınlatır ya;
Kartal konuşmasına ara verince, ben de o kısa anı hatırladım.
Bütün ruhlar parıldıyordu,
Şarkı söylüyorlardı ama
söyledikleri şarkı aklımda kalmadı.
Tanrının Nur’u üzerlerine nasıl da yansımıştı
Sadece kutsal düşünceler vardı bu ruhların zihninde.
Başka bir şey yoktu...
Göklerin süsü olan bu
mücevherler,
Şarkılarını bitirdiler
ve bir sessizlik oldu.
Sanki bir şelale sesi
duydum,
O şelale ki kaynağının
ne kadar güçlü olduğunu
Kayadan kayaya
akarak gösteriyordu.
Müzik aletlerinden
sesin çıkması gibi,
Mırıltılar Kartalın
gövdesinden yükseldi, yükseldi,
Boynuna kadar geldi ve
tek bir ses olarak,
gagasından çıktı.
Hep merak ettiğim ve
cevabı
sonsuza kadar kalbimde
kalacak soruları yanıtladı:
“Gözüme bak,
Çünkü formumu
oluşturan bu yıldızların içinde en parlak olanları oradadır.
Gözbebeğimde Kutsal
Ruhun şarkıcısı- Hazreti Davut-
Kutsal Ahit Sandığının bir memleketten, bir memlekete
taşıyıcısı vardır.
Şarkısının değerini -
ödülün büyüklüğünden- anladı ahirette.
Hem Tanrı’dan gelen
ilhamla, hem kendi gayretiyle söyledi o şarkıyı.
Gagama yakın olan
yıldız- İmparator Trajan-
Oğlunu savaşta
kaybeden anneyi teselli edendir.
Isa ‘nın takipçisi
olmamanın bedelini iki cihanda da öğrenmiştir.
Yayın üzerinde olan (Kartalın
kaşında)- İncil’deki Peygamberlerden Hezekiel-
kendi ölümünü-
tövbesiyle- geciktirmiştir.
Kaderin
değişmeyeceğini; ama yerinde edilen duanın
hakkı yerine
getirmeye yarayacağını öğrenmiştir.
Sonraki iyi niyeti,
kötü netice veren- İmparator Konstantin-
Çoban’ a (Kiliseye)
yer veren ama beni (devleti) ve kanunları
Doğuya götüren,
kendini Yunan yapan...
Yaptıklarının kötü
netice vermesinin, buradaki yerini belirlemediğini öğrendi.
Çünkü hesap niyete
göredir.
Onun niyeti iyiydi;
netice kendisine zarar vermedi- dünyayı mahvetse bile-
Diğeri Sicilya Kralı
William’dır
Memleketi onun
yokluğuna yanar.
Ama kendisinden sonra
gelenlerden Charles ve Frederict’ten hazzetmez.
Adil olanın, burada ne
kadar değer gördüğünü anladı.
Ne kadar parladığından
belli, mutluluğu.
Dünyadakiler, bundan
sonra kimi göreceğime katiyen inanmazlardı!
Truvalı Ripheus!
Dünyadakiler Tanrının
adaletine akıl erdiremezler.
Hikmetinin derinliğine
de.
Rahmetinin bolluğuna
da.”
Lark-Toygar
kuşunun, yükseklere tırmanıp ötmesi;
Ötüp de,
Kendi ruhunun
çığlığını duymaktan, tatmin olup, susması gibi,
Sustu...
İlahi Rahmet’le
mühürlenmişti sanki her şey.
Dayanamadım sordum;
“Nasıl olabilir böyle
bir şey?”
Bunu duyan ruhlar daha
da parıldadılar.
“Anlıyorum, inanıyorsun,
iman ediyorsun ama anlayamıyorsun;
Biliyorsun, ama
göremiyorsun;
Çünkü saklıdır.
Bir şeyi ismen bilip
de- özünde ne olduğunu- bilmeyen biri gibisin.
Sana anlatmak
gerekiyor.
Tanrının iradesi,
insan iradesi gibi değildir.
Birinin istemesiyle,
yalvarıp, yakarmasıyla değişmez.
Değişim, Kutsal İrade
zaten onun, öyle olmasını istediği için olur.
Burada iki yıldızın-
ruhun- bulunmasına şaşırdın.
Onların ruhu
bedenlerini bırakırken,
senin sandığın gibi
pagan değildi.
Iman etmiş Hristiyanlardı.
Biri İsa’ dan önce;
biri sonra yaşamış olsalar dahi.
Biri- İmparator
Trajan- Cehennem’ den çıktı;
Çıktı ki;
-oradan çıkıp da,
doğru yolu bulmak, yoktur-
Tekrar ete kemiğe
büründü.
Yaşayan ümidin sayesinde
oldu bu.
Allah’a onu tekrar
diriltmesi için yakaran;
Allah’ tan ümidi
kesmeyen, kişinin sayesinde.
(Papa 1. Gregory)
Çünkü o kişi, yardıma
Muktedir olana inanıyordu.
Dirilen kişi de
–Trajan- Yardıma muktedir olana inandı.
Bu inanışla Allah aşkı
tutuştu.
İnananlardan olarak
ruhunu teslim etti.
...ve bu muhteşem koroda
yer almaya hak kazandı.
Diğeri- Ripheus-
kurtuluşunu öyle derin bir kaynaktan aldı ki;
Bu membaı hiçbir
ölümlü görememiştir.
Dünyada dürüstlük için
çalışmıştır.
Rahmet üzerine Rahmet;
Allah ona iman nasip
etmiş;
‘Müşrik kokusundan’
azade etmiş
O da kendi
çevresindekileri uyarmış.
‘Bu yanlış yoldan
dönün’ demiştir.
Vaftiz olma adetinden
bin yıl evvel;
Daha evvel gördüğün
arabanın, sağ tekerindeki
Nedimeler tarafından
vaftiz edilmiştir.
Hope Faith Charity
İman- Umit -İyilik-Yardımseverlik
Kaderin kaynağının ne
kadar derinde olduğunu
Herkes anlamaz,
bilemez göremez.
İlk sebebe ilk
yaratılış’ a kadar iner bunun kaynağı.
Ölümlüler;
Yargılamada acele
etmeyin!
Biz Cennet’tekiler
bile bundan sonra, Cennet’e kimlerin alınacağını bilemeyiz.
Bilmemek daha iyidir.
Böylelikle kendimizi
tekâmül ettiriyoruz.
Allah ne isterse biz
de onu istiyoruz.”
Kartal’ dan bir ders
aldım.
Aslında ne kadar az
görebildiğimi anladım.
Müzisyenlerin ahenkle
orkestraya katılması gibi
Kartalın bu sözlerine
Trajan ve Ripheus’ un yıldızları
Parıldayarak eşlik
ettiler...
Kanto 20
Açıklamalar
Cennet Kanto 20 Açıklamalar
Kartal bir ara konuşmaya ara verdiğinde Adaleti temsil eden Jüpiter’
deki ruhlar hep bir ağızdan ilahiler söylemeye başlarlar. Kartal tekrar
konuşmaya başladığında (hem Adaleti hem Roma İmparatorluğunu -devleti temsil
ediyor) ruhları tanıtır :
“Gözüme
bak” der. Bu ruhlar Kartalın gözünden parıldamaktadır.
Gökyüzündeki
yıldızlardan bir ışık gösterisi gibi düşünelim bu sahneyi.
Gözünde parlıyor
o yıldızlar. Bakış açısı(Perspektif) Komedya’ nın bütününde önemli.
Buradaki bakış açısı Adalet.
Hazreti Davut
İlk ruh Hazreti Davut.
Hazreti Suleyman’ ın oğlu. Incilde King David olarak geçen hem peygamber hem
devlet başkanı.
Bir önemli özelliği
Zebur’ un kendisine verilmesi.
Şarkılar, ilahiler
söylüyor, halkı sesiyle tavrıyla imana davet ediyor, Calut’ a karşı büyük zafer
kazanmış hayatında geçen önemli olaylar kutsal kitaplarda yer almış.
Komedya’ nın ilk bölümü;
açılış kantosunda Dante karanlık ormana girdiğinde yolunu bulamaz; nereye
yönelse karşısına vahşi hayvanlar çıkar- aç bir aslan, dişi kurt ve
leopar yolunu keser. Artık ümidini kaybetmişken bir ruh görür. O anda korkuyla:
"Miserere di me-
Acı bana; Merhamet
et" der.
Latince olan bu ifade
(Psalm 51 /Mezmur 51) Hazreti Davut’ un tövbesidir
Allah’ın sevgisiyle
merhametiyle kendisini affetmesini istiyor.
Kuran’ da da Sad
suresinde 99 Koyun meselesiyle ilgili tövbesi vardır.
Adaletle hükmetme
karar verme yargılama konuları.
Dante nin hemen ilk
kanto da buna yer vermesinin iki nedeni var Biri hatayı kabul etmeden tövbe
etmeden hatadan dönmeden ilerleyemeyeceğimiz ilkesi. Mesela matematikte de bir
soruyu çözerken bir satır yanlış olursa o hep öyle gider onu düzeltmeden doğru
cevabı bulamayız.
Dante bu yüzden, önce
Virgil' in rehberliğinde Cehennem' i geziyor; hatayı günah'ı görüyor; gerçekle
yüzleşiyor, sonra sırasıyla Araf 'a ve Cennet' e çıkabiliyor.
İkinci önemi bu
bahsetttiğimiz Mezmur' ların şiir tarzında yazılmış olması Dante şiirini
yazarken, kendinden önce ki dönemlerde yazılmış şiire şairlere de selam
gönderiyor. Virgil nasıl Latin döneminin önemli şairi olarak onun rehberliğini
yapıyorsa, Kutsal kitaplar ve Hazreti Davut’ un Mezmurları da dini edebiyat
yönünden ona ilham veriyor.
Burada Cennet’te yer
alması hem Adaletinin hem de şiirinin ödülü aynı zamanda. Mezmurları hem Allah
tarafından gelen ilham hem de Davut un kendi gayretiyle yazılmış olarak kabul
ediyor.
Bakış açısı demiştik Araf 'ta -10.
Kanto da- dağdaki resimlerde buna yer verildi. Davut Kutsal Sandığı
getirdiğinde halkla beraber, neşe içinde dans etti şarkı söyledi, onu yukardan,
saray penceresinden izleyen eşi Mishel, bir Kral kızı olarak bunu anlamadı, tepeden
baktı. "Sen Kralsın nasıl halka karışırsın?" demek istedi.
Olayın önemini kavrayamadı.
Burada da, ruhlar tepede,
kartalın gözünden bakıyorlar ama doğruyu görüyorlar zaten Cennet’ te
oldukları için sadecHazreti Suleyman’a da Cennet'in bir başka
bölümünde yer verilmiş idarecilerin en akıllısı denmişti. Onun tövbesi Kuranda
yer alıyor.e iyiyi düşünüyorlar.
Trajan (53 -117
yılları arasında yaşamış)
O bir pagan imparator
ama adaleti ve merhametiyle tanınmış. Sonraki devirlerde onun pagan olarak
ölmesi ve Cehenneme gitmesi fikrine katlanamayan Papa Gregory Allah’ a çok dua
etmiş. Allah Trajan ı bir günlüğüne diriltip imana gelmesine ve Hrıstıyan
olarak ölmesine musaade etmiş. Dante nin yaşadığı devirlerde böyle bir efsane
uydurulmuş.Onun için Trajan iki tarafı da görmüş bir ruh olarak anlatılıyor.
Allah’ ın affediciliğine sınır olmadığı vurgulanıyor.
Hezekiah
Incil de ismi geçen
bir peygamber (krallar bölümünde) ölüm döşeğinde Allah’ a yalvarıyor tövbe
ediyor ve istediği kabul edelerek kendisine 15 yıl daha ömür veriliyor.
Dante “acaba dua mı
kabul ediliyor, yoksa Allah baştan beri bu planı mı yapmıştı?”sorusunu soruyor.
Constantine (272-337
yılları arasında yaşamış
Tarihte Hristiyan olan
ilk Roma Imparatoru ve imparatorluğun merkezini doğuya taşıyan kişi Istanbul u
yeni bir şehir olarak kuran ve Constantınoplis ismini veren bugünkü Fatih
Camii’nin yerinde, Havariyyun Klisesini yaptıran hükümdar.
Burada Dante onu hem
imparatorluk merkezini doğuya taşımakla eleştiriyor hem de Papalara fazla yetki
vermiş olmasıyla. Tarihte “Donation of Constantine” olarak bilinen ve sahteliği
15.yy da (Dante’den sonra) kanıtlanmış olan bir dokuman var. Buna göre
Constantine, vebaya yakalanmış yapılan tüm tedavilere karşı iyileşememiş en son
Hrıstıyan din adamının duası üzerine iyileşmiş hayatı kurtulmuş; bu sebeble
imana gelmiş ve “ben sadece devletin hükümdarıyım, esas hükümranlık dini
temsilen senin” diyerek Papa ya toprak vermiş, dini yargılama yetkisi
vermiş, kendi doğuya çekilerek batının idaresini kliseye vermiş.
Bu sahte dokumandan,
en çok istifade eden Dante’ nin zamanındaki Papalar olmuş. Bütün idareyi ele almak
istemişler.
Ameller niyete göredir
Dante bu yüzden yaptığının yanlış olduğunu ama niyeti iyi olduğu için
gene de Constantine’nin Cennete alındığını söylüyor.
William 2 (1153-1189)
the Good William
diye bilinen Sicilya Kralı 1166 1189 yılları arasında hüküm sürmüş Dante nin
yaşadığı dönemde Napolı Krallıgı Topal Cahrles a geçmiş Charles the Lame
Sicilya Krallığı da
Frederict 2 ye geçiyor. Halk William ı sevgiyle anıyor ondan sonra gelen krallar
dan memnun değil.
Ripheus
Kanto nun sürprizi bu
dizelerde geliyor. Ripheus Virgil' in Aeneid destanındaki kahramanlardan biri
" Truvalıların en dürüstü " diye tanımlanıyor
eserde. Dürüstlüğüyle Cennet’ teki en üst yerlerden birinde yer almış. Şimdiye kadar
Virgil’ in Hristiyanlıktan evvel doğmuş olması nedeniyle Cennet' e giremeyişine
üzülürken bu kanto da onun eserindeki bir karaktere yer verdi. Papalara "Cennete
kimin gireceği sizin kurallarınıza tabii değil" demiş oldu. Komedya’
nın bir şiir kitabı, edebiyat ve felsefe kitabı olduğunu vurguladı.
Ahit Sandığı (İbranice'de ארון הברית, aron haberit) Tevrat'ta detaylı olarak tarif edilen, On Emir Tabletlerinin saklanması için yapılmış
sandık. Zamanında Kudüs'teki Süleyman Mabedi
içerisinde saklandığına ve içinde On Emir Tabletleri ile çeşitli dini objelerin
bulunduğuna inanılır.[1]
Tanrı Yehova'nın tarifi ile, Musa
peygamber tarafından akasya ağacından yapıldığına inanılmaktadır. Eski Ahit, Tanrı'nın kendisine yapılan
portatif tapınağa yerleştirilen sandık üzerinde tecelli ettiğine sıkça
değinmektedir. Ehil olmayan biri tarafından sandığa dokunulduğunda helak olduğu
rivayet edilmekle birlikte Davut, Kudüs'ü İsrail Krallığı'nın
başkenti yaptığında, sandığı Kudüs'e getirtmiştir.
Sandığın şu anda nerede olduğu bilinmese de varlığına
inananlar çoktur ve sandığın kayboluşuna dair birçok fikir ortaya atılmıştır.
Bugün sandığın nerede olduğuna dair de pek çok iddia vardır ve çeşitli kimseler
hâlâ sandığı aramaktadırlar. Son olarak yapılan iddia sandığın Musa peygamberin
denizden geçerken orda bırakıldığıdır.
Bir başka düşünceye göre de İsa çarmıha gerildiğinde
akan kanı havarilerinden biri bir tasa koyar ve daha sonra o tası da Ahit
Sandığı'na koyarak gizli bir yere gömer.
Kur'an-ı Kerim'de Bakara 248 inci ayeti kerime de bu
sandiktan "tabut" diye bahseder ve tabutun içinde ise
"sekine" ve Musa ile Harun hanedanlığından kalıntılar olduğuna işaret
eder.
Kutsal ahit sandığı dört büyük din yolunda dinlere
eşlik etmiş ve her dinin devrik düşüncelerinin oluşturduğu olumsuz etkileşime
maruz kaldığından ramunlar (rahmanlar) tarafından gerçek hak sahibine iade
edilmek üzere saklanmıştır.
Nebileri onlara
şöyle söyledi: "Onun mülk ve saltanatının belirtisi o Tâbûtun size
gelmesidir. Onun içinde Rabb'inizden bir huzur, Hârun hanedanının, Mûsa
hanedanının bıraktığından bir kalıntı vardır, Onu melekler taşır. Eğer iman
sahipleri iseniz, bunda sizin için elbette bir ibret vardır."
Ve onların Peygamberi, onlara dedi ki: “Muhakkak ki onun
melikliğinin âyeti (delili), içinde Rabbinizden sekînet ve Hz. Musa ailesinin
ve Harun ailesinin bıraktığı şeylerden bakiye (kalıntı) bulunan, meleklerin
taşıdığı bir tabutun (tahta sandığın) size gelmesidir. Muhakkak ki bunda, sizin
için elbette âyet (delil) vardır, eğer siz mü’minlerseniz.”
Kanto 21
Kartal bir ara
konuşmaya ara verdiğinde Adaleti temsil eden Jupiter’ deki ruhlar hep bir
ağızdan ilahiler söylemeye başlarlar. Kartal tekrar konuşmaya
başladığında (hem Adaleti hem Roma Imparatorluğunu -devleti temsil
ediyor) ruhları tanıtır :
“Gözüme bak”
der. Bu ruhlar Kartalın gözünden parıldamaktadır.
Gökyüzündeki
yıldızlardan bir ışık gösterisi gibi düşünelim bu sahneyi.
Gözünde parlıyor o
yıldızlar. Bakış açısı(Perspektif) Komedya’ nın bütününde önemli.
Buradaki bakış açısı Adalet.
Hazreti Davut
İlk ruh Hazreti Davut.
Hazreti Suleyman’ ın oğlu. Incilde King David olarak geçen hem peygamber hem
devlet başkanı.
Bir önemli özelliği
Zebur’ un kendisine verilmesi.
Şarkılar, ilahiler
söylüyor, halkı sesiyle tavrıyla imana davet ediyor, Calut’ a karşı büyük zafer
kazanmış hayatında geçen önemli olaylar kutsal kitaplarda yer almış.
Komedya’ nın ilk bölümü;
açılış kantosunda Dante karanlık ormana girdiğinde yolunu bulamaz; nereye
yönelse karşısına vahşi hayvanlar çıkar- aç bir aslan, dişi kurt ve
leopar yolunu keser. Artık ümidini kaybetmişken bir ruh görür. O anda korkuyla:
"Miserere di me-
Acı bana; Merhamet
et" der.
Latince olan bu ifade
(Psalm 51 /Mezmur 51) Hazreti Davut’ un tövbesidir
Allah’ın sevgisiyle
merhametiyle kendisini affetmesini istiyor.
Kuran’ da da Sad
suresinde 99 Koyun meselesiyle ilgili tövbesi vardır.
Adaletle hükmetme
karar verme yargılama konuları.
Dante nin hemen ilk
kanto da buna yer vermesinin iki nedeni var Biri hatayı kabul etmeden tövbe
etmeden hatadan dönmeden ilerleyemeyeceğimiz ilkesi. Mesela matematikte de bir
soruyu çözerken bir satır yanlış olursa o hep öyle gider onu düzeltmeden doğru
cevabı bulamayız.
Dante bu yüzden, önce
Virgil' in rehberliğinde Cehennem' i geziyor; hatayı günah'ı görüyor; gerçekle
yüzleşiyor, sonra sırasıyla Araf 'a ve Cennet' e çıkabiliyor.
İkinci önemi bu
bahsetttiğimiz Mezmur' ların şiir tarzında yazılmış olması Dante şiirini
yazarken, kendinden önce ki dönemlerde yazılmış şiire şairlere de selam
gönderiyor. Virgil nasıl Latin döneminin önemli şairi olarak onun rehberliğini
yapıyorsa, Kutsal kitaplar ve Hazreti Davut’ un Mezmurları da dini edebiyat
yönünden ona ilham veriyor.
Burada Cennet’te yer
alması hem Adaletinin hem de şiirinin ödülü aynı zamanda. Mezmurları hem Allah
tarafından gelen ilham hem de Davut un kendi gayretiyle yazılmış olarak kabul
ediyor.
Bakış açısı demiştik Araf 'ta -10.
Kanto da- dağdaki resimlerde buna yer verildi. Davut Kutsal Sandığı
getirdiğinde halkla beraber, neşe içinde dans etti şarkı söyledi, onu yukardan,
saray penceresinden izleyen eşi Mishel, bir Kral kızı olarak bunu anlamadı, tepeden
baktı. "Sen Kralsın nasıl halka karışırsın?" demek istedi.
Olayın önemini kavrayamadı.
Burada da, ruhlar tepede,
kartalın gözünden bakıyorlar ama doğruyu görüyorlar zaten Cennet’ te
oldukları için sadece iyiyi düşünüyorlar.
Hazreti Suleyman’a da
Cennet'in bir başka bölümünde yer verilmiş idarecilerin en akıllısı denmişti.
Onun tövbesi Kuranda yer alıyor.
Trajan (53 -117
yılları arasında yaşamış)
O bir pagan imparator
ama adaleti ve merhametiyle tanınmış. Sonraki devirlerde onun pagan olarak
ölmesi ve Cehenneme gitmesi fikrine katlanamayan Papa Gregory Allah’ a çok dua
etmiş. Allah Trajan ı bir günlüğüne diriltip imana gelmesine ve Hrıstıyan
olarak ölmesine musaade etmiş. Dante nin yaşadığı devirlerde böyle bir efsane
uydurulmuş.Onun için Trajan iki tarafı da görmüş bir ruh olarak anlatılıyor.
Allah’ ın affediciliğine sınır olmadığı vurgulanıyor.
Hezekiah
Incil de ismi geçen
bir peygamber (krallar bölümünde) ölüm döşeğinde Allah’ a yalvarıyor tövbe
ediyor ve istediği kabul edelerek kendisine 15 yıl daha ömür veriliyor.
Dante “acaba dua mı
kabul ediliyor, yoksa Allah baştan beri bu planı mı yapmıştı?”sorusunu soruyor.
Constantine (272-337
yılları arasında yaşamış
Tarihte Hristiyan olan
ilk Roma Imparatoru ve imparatorluğun merkezini doğuya taşıyan kişi Istanbul u
yeni bir şehir olarak kuran ve Constantınoplis ismini veren bugünkü Fatih
Camii’nin yerinde, Havariyyun Klisesini yaptıran hükümdar.
Burada Dante onu hem
imparatorluk merkezini doğuya taşımakla eleştiriyor hem de Papalara fazla yetki
vermiş olmasıyla. Tarihte “Donation of Constantine” olarak bilinen ve sahteliği
15.yy da (Dante’den sonra) kanıtlanmış olan bir dokuman var. Buna göre Constantine,
vebaya yakalanmış yapılan tüm tedavilere karşı iyileşememiş en son Hrıstıyan
din adamının duası üzerine iyileşmiş hayatı kurtulmuş; bu sebeble imana gelmiş
ve “ben sadece devletin hükümdarıyım, esas hükümranlık dini temsilen senin”
diyerek Papa ya toprak vermiş, dini yargılama yetkisi vermiş, kendi doğuya
çekilerek batının idaresini kliseye vermiş.
Bu sahte dokumandan,
en çok istifade eden Dante’ nin zamanındaki Papalar olmuş. Bütün idareyi ele
almak istemişler.
Dante bu yüzden
yaptığının yanlış olduğunu ama niyeti iyi olduğu için gene de Constantine’nin
Cennete alındığını söylüyor.
William 2 (1153-1189)
the Good William
diye bilinen Sicilya Kralı 1166 1189 yılları arasında hüküm sürmüş Dante nin
yaşadığı dönemde Napolı Krallıgı Topal Cahrles a geçmiş Charles the Lame
Sicilya Krallığı da
Frederict 2 ye geçiyor. Halk William ı sevgiyle anıyor ondan sonra gelen krallar
dan memnun değil.
Ripheus
Kanto nun sürprizi bu
dizelerde geliyor. Ripheus Virgil' in Aeneid destanındaki kahramanlardan biri
" Truvalıların en dürüstü " diye tanımlanıyor
eserde. Dürüstlüğüyle Cennet’ teki en üst yerlerden birinde yer almış. Şimdiye
kadar Virgil’ in Hrıstıyanlıktan evvel doğmuş olması nedeniyle Cennet' e
giremeyişine üzülürken bu kanto da onun eserindeki bir karaktere yer verdi.
Papalara "Cennete kimin gireceği sizin kurallarınıza tabii değil" demiş
oldu. Komedya’ nın bir şiir kitabı, edebiyat ve felsefe kitabı olduğunu
vurguladı.
Satürn’e Çıkış
Cennet
Kanto 21
Gözlerim, bir kez daha Sevgili Hanım’ ın yüzüne takılı kalmıştı.
Gözlerimle birlikte ruhum…
Ve ruhumdan,
O’nun düşüncesi dışında her şey uçup gitmişti
Gülümsemedi,
“Gülümseseydim” dedi,
“Küle dönerdin,
Jupiter’ in Tanrılık vasfını gören Semele gibi…
Çünkü benim güzelliğim- bildiğin gibi- her basamakta artmakta.
daha da parıldamakta.
Dikkat etmezsen, senin gibi ölümlüyü -üstüne yıldırım düşmüş bir kuru-dal
gibi- yakar, geçer.
Aslan burcunda olan, bir sonraki gezegene doğru havalandık.

No comments:
Post a Comment