Tuesday, July 28, 2020

Cennet 20



Purgatorio 9


Üstadım "şu tarafa da bak"
deyince hemen bakışlarımı çevirdim.
Heyecanımdan hemen Virgil' in önünden geçerek sağ tarafa yöneldim.
Mermerden yapılmış bir öküz arabası ve

 Kutsal Ahit sandığı canlandı gözlerimin önünde.
-O zaman buna dokunmak yasaktı-
Sanki yedi koro birden ilahileri okumaya başlamıştı.
Kulağımla duymuyordum ama gözümle görüyordum sanki
Tütsülerden dumanlar yükseliyordu.
Oradan hem bir kraldan daha az
hem daha fazla
Davut Peygamber eteklerini tutmuş,
Çılgıncasına bir sevinçle dansediyordu.
Oysa yukarıda saray penceresinden eşi
Mishel onu hiç de tasvip etmeyen bir nazarla seyrediyordu.
Üzüntülü, memnuniyetsiz;
Tepeden bakıyordu.
Trajan

Üçüncü panelde Roma Imparatoru Trayan,
Kutsal imparator,
Atının yanında bir kadıncağız gözyaşları içinde;
Resmin her iki tarafında atları üzerinde şövalyeler,
Altın renkli sancaklar,
Havada süzülen kartallar.
Diz çökmüş yaşlı kadın ağlamaklı:
"Lordum, oğlumun intikamını al
O şehit olmuştu, acısı kalbimi daglamakta "der gibi
"Adalet yerini bulacaktır" der İmparator; " dönüşümü bekle"
"Ya dönmezsen?"
"Tacımı taşıyan her kimse gereğini yapar"
"Başkasına bırakma!"
"Merak etme, bu iş ben gitmeden halledilecek;
Adalet ve merhamet hissi beni burada durdurdu"

Cennet 20

Kanto 20

Yemin olsun, biz, Dâvud'a katımızdan bir lütufta bulunduk. "Ey dağlar, onunla birlikte tespih edin ve ey kuşlar siz de." dedik. Ve onun için demiri yumuşattık.)

Sebe Suresi 10. Ayet

Rabbin, göklerdeki ve yerdeki kimseleri de daha iyi bilir. Yemin olsun biz, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kılmışızdır. Davûd'a da Zebur'u verdik.

Isra Suresi 55. Ayet



Cennet

Kanto 20



Rahmet Üzerine Rahmet



Güneş batıp da gökyüzü karardıktan sonra,

Birden yıldızlar çıkarak etrafı yine aydınlatır ya;

Kartal konuşmasına ara verince, ben de o kısa anı hatırladım.

Bütün ruhlar parıldıyordu,

Şarkı söylüyorlardı ama

söyledikleri şarkı aklımda kalmadı.



Tanrının Nur’u üzerlerine nasıl da yansımıştı

Sadece kutsal düşünceler vardı bu ruhların zihninde.

Başka bir şey yoktu...



Göklerin süsü olan bu mücevherler,

Şarkılarını bitirdiler ve bir sessizlik oldu.

Sanki bir şelale sesi duydum,

O şelale ki kaynağının ne kadar güçlü olduğunu

 Kayadan kayaya akarak gösteriyordu.

Müzik aletlerinden sesin çıkması gibi,

Mırıltılar Kartalın gövdesinden yükseldi, yükseldi,

Boynuna kadar geldi ve tek bir ses olarak,

 gagasından çıktı.



Hep merak ettiğim ve cevabı

sonsuza kadar kalbimde kalacak soruları yanıtladı:

“Gözüme bak,

Çünkü formumu oluşturan bu yıldızların içinde en parlak olanları oradadır.

Gözbebeğimde Kutsal Ruhun şarkıcısı- Hazreti Davut-

Kutsal  Ahit Sandığının bir memleketten, bir memlekete taşıyıcısı vardır.



Şarkısının değerini - ödülün büyüklüğünden- anladı ahirette.

Hem Tanrı’dan gelen ilhamla, hem kendi gayretiyle söyledi o şarkıyı.



Gagama yakın olan yıldız- İmparator Trajan-

Oğlunu savaşta kaybeden anneyi teselli edendir.

Isa ‘nın takipçisi olmamanın bedelini iki cihanda da öğrenmiştir.



Yayın üzerinde olan (Kartalın kaşında)- İncil’deki Peygamberlerden Hezekiel-

 kendi ölümünü- tövbesiyle- geciktirmiştir.

Kaderin değişmeyeceğini; ama yerinde edilen duanın

 hakkı yerine getirmeye yarayacağını öğrenmiştir.



Sonraki iyi niyeti, kötü netice veren- İmparator Konstantin-

Çoban’ a (Kiliseye) yer veren ama beni (devleti) ve kanunları

Doğuya götüren, kendini Yunan yapan...



Yaptıklarının kötü netice vermesinin, buradaki yerini belirlemediğini öğrendi.

Çünkü hesap niyete göredir.

Onun niyeti iyiydi; netice kendisine zarar vermedi- dünyayı mahvetse bile-



Diğeri Sicilya Kralı William’dır

Memleketi onun yokluğuna yanar.

Ama kendisinden sonra gelenlerden Charles ve Frederict’ten hazzetmez.

Adil olanın, burada ne kadar değer gördüğünü anladı.

Ne kadar parladığından belli, mutluluğu.

Dünyadakiler, bundan sonra kimi göreceğime katiyen inanmazlardı!



Truvalı Ripheus!

Dünyadakiler Tanrının adaletine akıl erdiremezler.

Hikmetinin derinliğine de.

Rahmetinin bolluğuna da.”



Lark-Toygar kuşunun, yükseklere tırmanıp ötmesi;

 Ötüp de,

Kendi ruhunun çığlığını duymaktan, tatmin olup, susması gibi,

Sustu...



İlahi Rahmet’le mühürlenmişti sanki her şey.

Dayanamadım sordum;

“Nasıl olabilir böyle bir şey?”

Bunu duyan ruhlar daha da parıldadılar.

“Anlıyorum, inanıyorsun, iman ediyorsun ama anlayamıyorsun;

Biliyorsun, ama göremiyorsun;

Çünkü saklıdır.



Bir şeyi ismen bilip de- özünde ne olduğunu- bilmeyen biri gibisin.

Sana anlatmak gerekiyor.

Tanrının iradesi, insan iradesi gibi değildir.

Birinin istemesiyle, yalvarıp, yakarmasıyla değişmez.

Değişim, Kutsal İrade zaten onun, öyle olmasını istediği için olur.

Burada iki yıldızın- ruhun- bulunmasına şaşırdın.

Onların ruhu bedenlerini bırakırken,

senin sandığın gibi pagan değildi.

Iman etmiş Hristiyanlardı.

Biri İsa’ dan önce; biri sonra yaşamış olsalar dahi.

Biri- İmparator Trajan- Cehennem’ den çıktı;

Çıktı ki;

-oradan çıkıp da, doğru yolu bulmak, yoktur-

Tekrar ete kemiğe büründü.

Yaşayan ümidin sayesinde oldu bu.

Allah’a onu tekrar diriltmesi için yakaran;

Allah’ tan ümidi kesmeyen, kişinin sayesinde.



(Papa 1. Gregory)

Çünkü o kişi, yardıma Muktedir olana inanıyordu.

Dirilen kişi de –Trajan- Yardıma muktedir olana inandı.

Bu inanışla Allah aşkı tutuştu.

İnananlardan olarak ruhunu teslim etti.

...ve bu muhteşem koroda yer almaya hak kazandı.



Diğeri- Ripheus- kurtuluşunu öyle derin bir kaynaktan aldı ki;

Bu membaı hiçbir ölümlü görememiştir.

Dünyada dürüstlük için çalışmıştır.

Rahmet üzerine Rahmet;

Allah ona iman nasip etmiş;

‘Müşrik kokusundan’ azade etmiş

O da kendi çevresindekileri uyarmış.

‘Bu yanlış yoldan dönün’ demiştir.

Vaftiz olma adetinden bin yıl evvel;

Daha evvel gördüğün arabanın, sağ tekerindeki

Nedimeler tarafından vaftiz edilmiştir.

Hope Faith Charity

İman- Umit -İyilik-Yardımseverlik



Kaderin kaynağının ne kadar derinde olduğunu

Herkes anlamaz, bilemez göremez.

İlk sebebe ilk yaratılış’ a kadar iner bunun kaynağı.

Ölümlüler;

Yargılamada acele etmeyin!

Biz Cennet’tekiler bile bundan sonra, Cennet’e kimlerin alınacağını bilemeyiz.

Bilmemek daha iyidir.

Böylelikle kendimizi tekâmül ettiriyoruz.

Allah ne isterse biz de onu istiyoruz.”

Kartal’ dan bir ders aldım.

Aslında ne kadar az görebildiğimi anladım.

Müzisyenlerin ahenkle orkestraya katılması gibi

Kartalın bu sözlerine Trajan ve Ripheus’ un yıldızları

Parıldayarak eşlik ettiler...

Kanto 20

Açıklamalar




Cennet Kanto 20 Açıklamalar




Kartal bir ara konuşmaya ara verdiğinde Adaleti temsil eden Jüpiter’ deki ruhlar hep bir ağızdan ilahiler söylemeye başlarlar. Kartal tekrar konuşmaya başladığında  (hem Adaleti hem Roma İmparatorluğunu -devleti temsil ediyor) ruhları tanıtır :

 “Gözüme bak” der. Bu ruhlar Kartalın gözünden parıldamaktadır.

Gökyüzündeki yıldızlardan bir ışık gösterisi gibi düşünelim bu sahneyi.

Gözünde parlıyor o yıldızlar. Bakış açısı(Perspektif) Komedya’ nın bütününde önemli. Buradaki bakış açısı Adalet.

Hazreti Davut




İlk ruh Hazreti Davut. Hazreti Suleyman’ ın oğlu. Incilde King David olarak geçen hem peygamber hem devlet başkanı.

Bir önemli özelliği Zebur’ un kendisine verilmesi.

Şarkılar, ilahiler söylüyor, halkı sesiyle tavrıyla imana davet ediyor, Calut’ a karşı büyük zafer kazanmış hayatında geçen önemli olaylar kutsal kitaplarda yer almış.




Komedya’ nın ilk bölümü; açılış kantosunda Dante karanlık ormana girdiğinde yolunu bulamaz; nereye yönelse karşısına vahşi  hayvanlar çıkar- aç bir aslan, dişi kurt ve leopar yolunu keser. Artık ümidini kaybetmişken bir ruh görür. O anda korkuyla:




 "Miserere di me- 

Acı bana; Merhamet et" der.

Latince olan bu ifade (Psalm 51 /Mezmur 51) Hazreti Davut’ un tövbesidir

Allah’ın sevgisiyle merhametiyle kendisini affetmesini istiyor.

Kuran’ da da Sad suresinde 99 Koyun meselesiyle ilgili tövbesi vardır.

Adaletle hükmetme karar verme yargılama konuları.

Dante nin hemen ilk kanto da buna yer vermesinin iki nedeni var Biri hatayı kabul etmeden tövbe etmeden hatadan dönmeden ilerleyemeyeceğimiz ilkesi. Mesela matematikte de bir soruyu çözerken bir satır yanlış olursa o hep öyle gider onu düzeltmeden doğru cevabı bulamayız.

Dante bu yüzden, önce Virgil' in rehberliğinde Cehennem' i geziyor; hatayı günah'ı görüyor; gerçekle yüzleşiyor, sonra sırasıyla Araf 'a ve Cennet' e çıkabiliyor.

İkinci önemi bu bahsetttiğimiz Mezmur' ların şiir tarzında yazılmış olması Dante şiirini yazarken, kendinden önce ki dönemlerde yazılmış şiire şairlere de selam gönderiyor. Virgil nasıl Latin döneminin önemli şairi olarak onun rehberliğini yapıyorsa, Kutsal kitaplar ve Hazreti Davut’ un Mezmurları da dini edebiyat yönünden ona ilham veriyor.

Burada Cennet’te yer alması hem Adaletinin hem de şiirinin ödülü aynı zamanda. Mezmurları hem Allah tarafından gelen ilham hem de Davut un kendi gayretiyle yazılmış olarak kabul ediyor.

Bakış açısı demiştik Araf 'ta -10. Kanto da- dağdaki resimlerde buna yer verildi. Davut Kutsal Sandığı getirdiğinde halkla beraber, neşe içinde dans etti şarkı söyledi, onu yukardan, saray penceresinden izleyen eşi Mishel, bir Kral kızı olarak bunu anlamadı, tepeden baktı. "Sen Kralsın nasıl halka karışırsın?" demek istedi. Olayın önemini kavrayamadı. 

Burada da, ruhlar tepede, kartalın gözünden bakıyorlar ama doğruyu görüyorlar zaten Cennet’ te oldukları için sadecHazreti Suleyman’a da Cennet'in bir başka bölümünde yer verilmiş idarecilerin en akıllısı denmişti. Onun tövbesi Kuranda yer alıyor.e iyiyi düşünüyorlar.

Trajan (53 -117 yılları arasında yaşamış)

O bir pagan imparator ama adaleti ve merhametiyle tanınmış. Sonraki devirlerde onun pagan olarak ölmesi ve Cehenneme gitmesi fikrine katlanamayan Papa Gregory Allah’ a çok dua etmiş. Allah Trajan ı bir günlüğüne diriltip imana gelmesine ve Hrıstıyan olarak ölmesine musaade etmiş. Dante nin yaşadığı devirlerde böyle bir efsane uydurulmuş.Onun için Trajan iki tarafı da görmüş bir ruh olarak anlatılıyor. Allah’ ın affediciliğine sınır olmadığı vurgulanıyor.

Hezekiah

Incil de ismi geçen bir peygamber (krallar bölümünde) ölüm döşeğinde Allah’ a yalvarıyor tövbe ediyor ve istediği kabul edelerek kendisine 15 yıl daha ömür veriliyor.

Dante “acaba dua mı kabul ediliyor, yoksa Allah baştan beri bu planı mı yapmıştı?”sorusunu soruyor.

Constantine (272-337 yılları arasında yaşamış

Tarihte Hristiyan olan ilk Roma Imparatoru ve imparatorluğun merkezini doğuya taşıyan kişi Istanbul u yeni bir şehir olarak kuran ve Constantınoplis ismini veren bugünkü Fatih Camii’nin  yerinde, Havariyyun Klisesini yaptıran hükümdar.

Burada Dante onu hem imparatorluk merkezini doğuya taşımakla eleştiriyor hem de Papalara fazla yetki vermiş olmasıyla. Tarihte “Donation of Constantine” olarak bilinen ve sahteliği 15.yy da (Dante’den sonra) kanıtlanmış olan bir dokuman var. Buna göre Constantine, vebaya yakalanmış yapılan tüm tedavilere karşı iyileşememiş en son Hrıstıyan din adamının duası üzerine iyileşmiş hayatı kurtulmuş; bu sebeble imana gelmiş ve “ben sadece devletin hükümdarıyım, esas hükümranlık dini temsilen senin” diyerek Papa ya toprak vermiş, dini yargılama yetkisi vermiş, kendi doğuya çekilerek batının idaresini kliseye vermiş.

Bu sahte dokumandan, en çok istifade eden Dante’ nin zamanındaki Papalar olmuş. Bütün idareyi ele almak istemişler.

Ameller niyete göredir

Dante bu yüzden yaptığının yanlış olduğunu ama niyeti iyi olduğu için gene de Constantine’nin Cennete alındığını söylüyor.



William 2 (1153-1189)

 the Good William diye bilinen Sicilya Kralı 1166 1189 yılları arasında hüküm sürmüş Dante nin yaşadığı dönemde Napolı Krallıgı Topal Cahrles  a geçmiş Charles the Lame

Sicilya Krallığı da Frederict 2 ye geçiyor. Halk William ı sevgiyle anıyor ondan sonra gelen krallar dan memnun değil.

Ripheus

Kanto nun sürprizi bu dizelerde geliyor. Ripheus Virgil' in Aeneid destanındaki kahramanlardan biri " Truvalıların en dürüstü " diye tanımlanıyor eserde. Dürüstlüğüyle Cennet’ teki en üst yerlerden birinde yer almış. Şimdiye kadar Virgil’ in Hristiyanlıktan evvel doğmuş olması nedeniyle Cennet' e giremeyişine üzülürken bu kanto da onun eserindeki bir karaktere yer verdi. Papalara "Cennete kimin gireceği sizin kurallarınıza tabii değil" demiş oldu. Komedya’ nın bir şiir kitabı, edebiyat ve felsefe  kitabı olduğunu vurguladı.



Ahit Sandığı (İbranice'de ארון הברית, aron haberit) Tevrat'ta detaylı olarak tarif edilen, On Emir Tabletlerinin saklanması için yapılmış sandık. Zamanında Kudüs'teki Süleyman Mabedi içerisinde saklandığına ve içinde On Emir Tabletleri ile çeşitli dini objelerin bulunduğuna inanılır.[1]

Tanrı Yehova'nın tarifi ile, Musa peygamber tarafından akasya ağacından yapıldığına inanılmaktadır. Eski Ahit, Tanrı'nın kendisine yapılan portatif tapınağa yerleştirilen sandık üzerinde tecelli ettiğine sıkça değinmektedir. Ehil olmayan biri tarafından sandığa dokunulduğunda helak olduğu rivayet edilmekle birlikte Davut, Kudüsİsrail Krallığı'nın başkenti yaptığında, sandığı Kudüs'e getirtmiştir.

Sandığın şu anda nerede olduğu bilinmese de varlığına inananlar çoktur ve sandığın kayboluşuna dair birçok fikir ortaya atılmıştır. Bugün sandığın nerede olduğuna dair de pek çok iddia vardır ve çeşitli kimseler hâlâ sandığı aramaktadırlar. Son olarak yapılan iddia sandığın Musa peygamberin denizden geçerken orda bırakıldığıdır.

Bir başka düşünceye göre de İsa çarmıha gerildiğinde akan kanı havarilerinden biri bir tasa koyar ve daha sonra o tası da Ahit Sandığı'na koyarak gizli bir yere gömer.

Kur'an-ı Kerim'de Bakara 248 inci ayeti kerime de bu sandiktan "tabut" diye bahseder ve tabutun içinde ise "sekine" ve Musa ile Harun hanedanlığından kalıntılar olduğuna işaret eder.

Kutsal ahit sandığı dört büyük din yolunda dinlere eşlik etmiş ve her dinin devrik düşüncelerinin oluşturduğu olumsuz etkileşime maruz kaldığından ramunlar (rahmanlar) tarafından gerçek hak sahibine iade edilmek üzere saklanmıştır.



Nebileri onlara şöyle söyledi: "Onun mülk ve saltanatının belirtisi o Tâbûtun size gelmesidir. Onun içinde Rabb'inizden bir huzur, Hârun hanedanının, Mûsa hanedanının bıraktığından bir kalıntı vardır, Onu melekler taşır. Eğer iman sahipleri iseniz, bunda sizin için elbette bir ibret vardır."



Ve onların Peygamberi, onlara dedi ki: “Muhakkak ki onun melikliğinin âyeti (delili), içinde Rabbinizden sekînet ve Hz. Musa ailesinin ve Harun ailesinin bıraktığı şeylerden bakiye (kalıntı) bulunan, meleklerin taşıdığı bir tabutun (tahta sandığın) size gelmesidir. Muhakkak ki bunda, sizin için elbette âyet (delil) vardır, eğer siz mü’minlerseniz.”













Kanto 21



Kartal bir ara konuşmaya ara verdiğinde Adaleti temsil eden Jupiter’ deki ruhlar hep bir ağızdan ilahiler söylemeye başlarlar. Kartal  tekrar konuşmaya başladığında  (hem Adaleti hem Roma Imparatorluğunu -devleti temsil ediyor) ruhları tanıtır :

 “Gözüme bak” der. Bu ruhlar Kartalın gözünden parıldamaktadır.

Gökyüzündeki yıldızlardan bir ışık gösterisi gibi düşünelim bu sahneyi.

Gözünde parlıyor o yıldızlar. Bakış açısı(Perspektif) Komedya’ nın bütününde önemli. Buradaki bakış açısı Adalet.

Hazreti Davut




İlk ruh Hazreti Davut. Hazreti Suleyman’ ın oğlu. Incilde King David olarak geçen hem peygamber hem devlet başkanı.

Bir önemli özelliği Zebur’ un kendisine verilmesi.

Şarkılar, ilahiler söylüyor, halkı sesiyle tavrıyla imana davet ediyor, Calut’ a karşı büyük zafer kazanmış hayatında geçen önemli olaylar kutsal kitaplarda yer almış.




Komedya’ nın ilk bölümü; açılış kantosunda Dante karanlık ormana girdiğinde yolunu bulamaz; nereye yönelse karşısına vahşi  hayvanlar çıkar- aç bir aslan, dişi kurt ve leopar yolunu keser. Artık ümidini kaybetmişken bir ruh görür. O anda korkuyla:




 "Miserere di me- 

Acı bana; Merhamet et" der.

Latince olan bu ifade (Psalm 51 /Mezmur 51) Hazreti Davut’ un tövbesidir

Allah’ın sevgisiyle merhametiyle kendisini affetmesini istiyor.

Kuran’ da da Sad suresinde 99 Koyun meselesiyle ilgili tövbesi vardır.

Adaletle hükmetme karar verme yargılama konuları.

Dante nin hemen ilk kanto da buna yer vermesinin iki nedeni var Biri hatayı kabul etmeden tövbe etmeden hatadan dönmeden ilerleyemeyeceğimiz ilkesi. Mesela matematikte de bir soruyu çözerken bir satır yanlış olursa o hep öyle gider onu düzeltmeden doğru cevabı bulamayız.

Dante bu yüzden, önce Virgil' in rehberliğinde Cehennem' i geziyor; hatayı günah'ı görüyor; gerçekle yüzleşiyor, sonra sırasıyla Araf 'a ve Cennet' e çıkabiliyor.

İkinci önemi bu bahsetttiğimiz Mezmur' ların şiir tarzında yazılmış olması Dante şiirini yazarken, kendinden önce ki dönemlerde yazılmış şiire şairlere de selam gönderiyor. Virgil nasıl Latin döneminin önemli şairi olarak onun rehberliğini yapıyorsa, Kutsal kitaplar ve Hazreti Davut’ un Mezmurları da dini edebiyat yönünden ona ilham veriyor.

Burada Cennet’te yer alması hem Adaletinin hem de şiirinin ödülü aynı zamanda. Mezmurları hem Allah tarafından gelen ilham hem de Davut un kendi gayretiyle yazılmış olarak kabul ediyor.

Bakış açısı demiştik Araf 'ta -10. Kanto da- dağdaki resimlerde buna yer verildi. Davut Kutsal Sandığı getirdiğinde halkla beraber, neşe içinde dans etti şarkı söyledi, onu yukardan, saray penceresinden izleyen eşi Mishel, bir Kral kızı olarak bunu anlamadı, tepeden baktı. "Sen Kralsın nasıl halka karışırsın?" demek istedi. Olayın önemini kavrayamadı. 

Burada da, ruhlar tepede, kartalın gözünden bakıyorlar ama doğruyu görüyorlar zaten Cennet’ te oldukları için sadece iyiyi düşünüyorlar.

Hazreti Suleyman’a da Cennet'in bir başka bölümünde yer verilmiş idarecilerin en akıllısı denmişti. Onun tövbesi Kuranda yer alıyor.

Trajan (53 -117 yılları arasında yaşamış)

O bir pagan imparator ama adaleti ve merhametiyle tanınmış. Sonraki devirlerde onun pagan olarak ölmesi ve Cehenneme gitmesi fikrine katlanamayan Papa Gregory Allah’ a çok dua etmiş. Allah Trajan ı bir günlüğüne diriltip imana gelmesine ve Hrıstıyan olarak ölmesine musaade etmiş. Dante nin yaşadığı devirlerde böyle bir efsane uydurulmuş.Onun için Trajan iki tarafı da görmüş bir ruh olarak anlatılıyor. Allah’ ın affediciliğine sınır olmadığı vurgulanıyor.



Hezekiah



Incil de ismi geçen bir peygamber (krallar bölümünde) ölüm döşeğinde Allah’ a yalvarıyor tövbe ediyor ve istediği kabul edelerek kendisine 15 yıl daha ömür veriliyor.

Dante “acaba dua mı kabul ediliyor, yoksa Allah baştan beri bu planı mı yapmıştı?”sorusunu soruyor.



Constantine (272-337 yılları arasında yaşamış

Tarihte Hristiyan olan ilk Roma Imparatoru ve imparatorluğun merkezini doğuya taşıyan kişi Istanbul u yeni bir şehir olarak kuran ve Constantınoplis ismini veren bugünkü Fatih Camii’nin  yerinde, Havariyyun Klisesini yaptıran hükümdar.

Burada Dante onu hem imparatorluk merkezini doğuya taşımakla eleştiriyor hem de Papalara fazla yetki vermiş olmasıyla. Tarihte “Donation of Constantine” olarak bilinen ve sahteliği 15.yy da (Dante’den sonra) kanıtlanmış olan bir dokuman var. Buna göre Constantine, vebaya yakalanmış yapılan tüm tedavilere karşı iyileşememiş en son Hrıstıyan din adamının duası üzerine iyileşmiş hayatı kurtulmuş; bu sebeble imana gelmiş ve “ben sadece devletin hükümdarıyım, esas hükümranlık dini temsilen senin” diyerek Papa ya toprak vermiş, dini yargılama yetkisi vermiş, kendi doğuya çekilerek batının idaresini kliseye vermiş.

Bu sahte dokumandan, en çok istifade eden Dante’ nin zamanındaki Papalar olmuş. Bütün idareyi ele almak istemişler.

Dante bu yüzden yaptığının yanlış olduğunu ama niyeti iyi olduğu için gene de Constantine’nin Cennete alındığını söylüyor.





William 2 (1153-1189)

 the Good William diye bilinen Sicilya Kralı 1166 1189 yılları arasında hüküm sürmüş Dante nin yaşadığı dönemde Napolı Krallıgı Topal Cahrles  a geçmiş Charles the Lame

Sicilya Krallığı da Frederict 2 ye geçiyor. Halk William ı sevgiyle anıyor ondan sonra gelen krallar dan memnun değil.



Ripheus

Kanto nun sürprizi bu dizelerde geliyor. Ripheus Virgil' in Aeneid destanındaki kahramanlardan biri " Truvalıların en dürüstü " diye tanımlanıyor eserde. Dürüstlüğüyle Cennet’ teki en üst yerlerden birinde yer almış. Şimdiye kadar Virgil’ in Hrıstıyanlıktan evvel doğmuş olması nedeniyle Cennet' e giremeyişine üzülürken bu kanto da onun eserindeki bir karaktere yer verdi. Papalara "Cennete kimin gireceği sizin kurallarınıza tabii değil" demiş oldu. Komedya’ nın bir şiir kitabı, edebiyat ve felsefe  kitabı olduğunu vurguladı.



Satürn’e Çıkış




Cennet

Kanto 21



Gözlerim, bir kez daha Sevgili Hanım’ ın yüzüne takılı kalmıştı.

Gözlerimle birlikte ruhum…

Ve ruhumdan,

 O’nun düşüncesi dışında her şey uçup gitmişti

Gülümsemedi,

“Gülümseseydim” dedi,

Küle dönerdin,

Jupiter’ in Tanrılık vasfını gören Semele gibi…

Çünkü benim güzelliğim- bildiğin gibi- her basamakta artmakta.

 daha da parıldamakta.

Dikkat etmezsen, senin gibi ölümlüyü -üstüne yıldırım düşmüş bir kuru-dal gibi- yakar, geçer.

Aslan burcunda olan, bir sonraki gezegene doğru havalandık.

No comments:

Post a Comment