Paradiso 12
Dominic 1170-1221
Kutsanmış ruh son cümlesini söylerken gökteki yıldız çemberi de yeniden dönmeye başladı.
İlk çember tamamlanmadan, bir başka halka daha oluştu birbirine uygun hareket ve ilahilerle dönmeye başladılar.
O şarkılar o enstrümanlar dünyadaki ilham perilerinin ve Sirenlerin bütün şarkılarından daha güzeldi.
Işığın ilk kaynağından diğer ışıkların oluşması gibi.
İnce bir bulutun üzerinde oluşmuş iki gökkuşağı gibiydi, sanki ikisi Bir’di.
Dışarıdaki içtekinin yankısıydı.
Tanrı Nuh’a bir daha tufan yapmayacağını söylemişti
Bu halkalara bakınca insan bu sözü hatırlıyordu.
Danslar şarkılar eğlenceler ruhların birbirleriyle konuşmaları,
Alev’in alevle, ışığın ışıkla haberleşmesi,
Mutlulukla iyiliğin karşılıklı diyaloğu,
Bir anda tek bir iradeyle sustu.
Nasıl iki göz tek iradeyle birlikte hareket ederse öyle.
Yeni halkadan bir ses geldiğinde mıknatıs iğnesinin kutba dönmesi gibi döndüm o yöne.
“Burada beni çok methettiler, beni adil olmaya sevk eden Kuvvet konuşmamı emrediyor.
Birinin olduğu yerde, diğeri de anılmalı.
Birlikte omuz omuza savaştılar, zaferi de beraber paylaşıp, birlikte parıldamalılar.
İsa’nın ordusunun yeniden toparlanması çok pahalıya mal oldu,
Zor oldu yavaş oldu.
Her daim muzaffer olan her daim hükmedecek olan Hükümdar,
Merhametiyle yardım etti.
Söylendiği gibi Gelinini (Kiliseyi) korudu.
Halkın imanını yeniden canlandırmak için onlara iki kişi bağışladı,
Onlar hem vaazları hem eylemleriyle kiliseye yeni kan getirdiler.
Avrupa’nın batısında, dalgaların vurduğu, güneşin görünmez olduğu yerde
Calagora’da Aslan yenilmiştir.
O’nun duvarları arasında Hristiyanlığın bir temsilcisi doğmuştu,
Kendinden olana yumuşak Düşmanlarına sert biri.
Daha annesinin karnındayken haberi gelmişti.
Öylesine kuvvetliydi.
Vaftiz olarak kiliseyle bağını kurdu.
Onu doğuran ana rüyasında, oğlunun ve takipçilerinin nasıl hayırlı insanlar olacağını gördü.
Birisi buradan hareket etti, O’na ismini verdi
Adı Dominik oldu.
O hizmet etmesi için İsa tarafından seçilmişti.
İsa’nın mesajını yayan sadık hizmetkarı oldu.
İlk işi, İsa’nın emrini yerine getirmek oldu.
Daha bebekken, dadısı o’nun sessiz dikkatli bir çocuk oluşundan
Bir maksatla dünyaya gelmiş olduğunu anlamıştı.
Babacı Felice annesi Giovanna idi, isminden belli.
Dünya işlerine değil, gerçek manna’nın peşinden gitti.
(Çölde İsrail oğullarına verilen yiyecek.)
Hem en kısa zamanda iyi bir öğretmen oldu hem de bakmazsan solacak bahçeyi bağ yaptı.
O’nun tahtı fakirlere yardım ederdi ama şimdi yoldan çıktılar.
Oradaki herkes değil, şimdiki liderleri yoldan çıktı.
O kendisi için bir şey istemedi.
Yanlış dünyaya düzeltmek için savaşma hakkı istedi.
Etrafta dolaşan yirmi dört ruhun soyunun geldiği tohumu korumaya çalıştı.
İlim ve irfanıyla, kendisine verilen kutsal görevle bir kaynaktan boşanan su gibi aktı.
Çağlayan gibi coştu dinden dönenlerin üzerine aktı.
Katolik bahçesini yeniden yeşertti.
Kutsal kilisenin arabasını doğru yöne çevirdi.
İçteki düşmanlardan kurtardı.
Kilisenin arabasının iki tekerinden biri Dominik,
Diğeri Thomas’ın büyük bir incelikle methettiği Francis’ dir.
Ama artık arabanın izini takip eden yok.
Francis’in yolundan giden ailesi şimdilerde yoldan şaştı.
Artık hasat eskisi kadar iyi olmayacak ve biz ağlayacağız.
Eğer ileride kitabımızı okuyan olursa,
orada “ben eskiden neysem şimdi öyleyim” yazan bir sayfaya denk gelecek
Ama şimdi bizim kurallarımızı okuyanlar ya görmezden geliyorlar ya da çok katı uyguluyorlar.
Ben Bagnorea lı Bonaventure’üm.
Yüksek mevkilerde sol elin hakkını sona bıraktım.
İlluminato ve Agustine de buradalar.
Bunlar kemeri ilk bellerine dolayan fakir biraderlerdendirler.
Hugh da onlarla beraberdir.
İspanyalı Peter, on iki kitabıyla beraber buradadır.
Nathan Peygamber, Anselm, Chrysostom Altın ağız ve Donatus
Rabanus, Joachim, o da peygamber gibiydi.
Thomas ın sözleri üzerine ben de bunları anlattım.
Bonaventure (c. 1217–74)—
Dante burada iki halka halinde ruhlar
görüyor. Her bir halka da 12 ruh ışık hüzmesi halinde parıldıyor
Bonaventure isminde bir ruh konuşmaya
başlıyor ve Aziz Dominik’in hayatını anlatıyor.
O’na göre Dominik Hristiyanlık için
savaşmış olan bir şövalye gibidir.
Dominik imanla evli
Francis de Fakirlik- Poverty ile.
Dominik büyük bir alim olmuş, kilise
öğretisi dışında kalan düşüncelere savaş açmış
Ama Franciscan mezhebi artık eskisi gibi
fakirliği önemsemez olmuş
Bonaventure konuşmasını diğer Hristiyan
alimleri tanıtarak tamamlıyor.
Dominik bahçıvan gibi Bakarsan Bağ
bakmazsan dağ olur deyişinde olduğu gibi kiliseye ve imana devamlı iyi bakmaya
çalışıyor.
Sapkınlık heresy ve schism ayrımcılıkla
savaşıyor.
Francis ise bir savaşçı değil gönlünde
hem insan hem hayvan sevgisini barındıran biri.
Bonaventure Fransiscan olmasına karşın
Dominican ları methediyor.
Domini canes denmiş
İmanın koruyucusu bekçi köpeği olarak
görülmüş halbuki İnquisiion daki rolü nedeniyle bazılarına göre saldırgan
köpektir.
Mahkemeler açılmış işkenceler yapılmış,
insanlar kazığa bağlanıp yakılmış
Dante kendi devrindeki değişik dini
grupları anlatıyor burada.
Artık Cennet’te oldukları için hepsi de
birbiriyle uyum halinde.


No comments:
Post a Comment