Friday, June 26, 2020


Cennet 18

Mars'tan Jupiter'e




 


DILIGITE IUSTITIAM QUI IUDICATIS TERRAM”—“Love justice you who rule the earth”.


Dünyayı İdare Edenler Adaleti Sevin




Kutsal ayna (Büyükbabanın ruhu) kendi düşünceleriyle baş başa kaldığında,

ben de kendi acı- tatlı düşüncelerime dönmüştüm.

Bu kutsal yolculuktaki rehberim;

"Artık mutlu şeyler düşün;

 Biliyorsun benim yerim-her zorluğu kolaylaştırana-yakındır."

Ruhumun sevgili yardımcısına döndüm;

Onun gözlerinde gördüklerimi anlatamam!

Hem anlatamam hem de

Burada gördüklerimizi daha sonra hatırlamamıza imkan yoktur-
Allah’ ın izni olmadıkça-.

Sadece hissettiğimi söyleyeyim;

O gözlere bakınca diğer bütün arzular beni terketti.

Tanrının Nur' u o kutsal yüze aksetmişti.

Ve ben, varacağım kutsal yerden başka bir şey düşünemez olmuştum.

O kadar güzel bir gülüşü vardı ki;

Bana "o tarafa dön ve dinle;
 Cennet benim gözlerimden ibaret değil" dedi.

Dünyada olduğu gibi burada da gözler ruhun aynasıydı.



Ve Kutsal ışığa dönüp baktığımda, onun bana söylemek istediklerinin,

henüz bitmemiş olduğunu okudum yüzünden.

"Bu gezegende, ve bu hep yeşil ağacın altında,

Sana göstereceğim ruhlar var!

Haç'ın kollarına bak;

Şimdi onların isimlerini sayacağım sana;

Joshua (Yuşa Peygamber) der demez, hatta onun sesi kulağıma varmadan,

 Haç'ın içinden bir ışık huzmesinin yıldırım gibi geçtiğini gördüm.



Maccabee' in ismi söylenince bir başka ışık huzmesi kendi etrafında döndü

Şahin eğiticilerinin kuşlarının hareketini delici bakışlarla gökyüzünde seyretmesi gibi ben de

Charlemagne ve Roland isimlerinin söylenmesiyle hareketlenen iki yıldızı takip ettim

Sonra William of Orange ve Rinoard geçti



Duk Fodfrey ve Robert Guıscard onları takip etti.



Haç'ın dibine kadar inip de benimle konuşan ruh,

Bunun üzerine tekrar yukarı süzülüp eski yerini aldı.

Ve koroyla birlikte ilahiler söylemeye devam etti.

Tekrar sağıma döndüm,

Beatrice' den bir işaret almak için.

Şu anda gözleri eskisinden de daha çok parlıyordu.

Hiç görmediğim kadar güzelleşmişti.



Her zaman iyilik yaparak, olgunlaşan bir adamın yükselmesi gibi,

ben de birden kendimi büyük bir hızla tekrar yükseliyor buldum.



Kızıl gezegenden ayrılarak, beyaz gezegene- sekizinci durağımıza- gelmiştik.

Ne sıcak,ne soğuk- ılıman- gezegene,

Burada alfabenin harfleri parlıyordu.



Kelimeleri oluşturarak, konuşmamızı sağlayan harfler;

Ovadan birden havalanan kuşlar gibi;

Gözümüzün önünde parıldayan harfler oluştu:

D

I

L

Şarkılar söylüyor dans ediyorlardı;

Sonra bir araya gelip kelimeleri oluşturdular

Sanki benim için konuşuyorlardı

Önce:

DILIGITE IUSTITIAM

sonra:


QUI IUDICATIS TERRAM

"Love justice you who rule the earth"

Dünyayı Yönetenler Adaleti Sevin!



Sonra sanki beşinci bir kelime gibi

 Son M harfinde durup ışıldadılar.

Bu yazılar gökyüzünde oluşmuş ışıklarla;

Jüpiter de onların etrafında gümüş renginde parıldıyordu.



Yazıların altın rengi Jüpiter’in gümüşi rengini gölgeliyordu

Bütün ışıklar geldi;

M harfinde toplandı      

Şarkılar söylenmeye başlandı



Yanan kütükleri dürtünce birden binlerce kıvılcım etrafa yayılır ya

-Eskiden bazı saflar bundan bir mana çıkarırdı-

O kıvılcımlar gibi binlerce ışık pırıldadı;

O ateşin içinde bir Kartal silueti gördüm



Alemleri nakş edene ilham gerekmez;

O tek nakşedicidir;
Tek liderdir.

Kuşlar yuva yapma ilhamını ondan alır.

M' nin yanında diğer ışıklar zambak oluşturdular

Ey güzel yıldız;

Adalet buradan senin tacından kaynaklanıp, dünyamıza ulaşıyor

Bunu bana ne de güzel gösterdin.

Seni yaratana dua ediyorum;

Seni ilk harakete geçirene;



Mabette ticaret yapanlara karşı yükselen öfkeyi hatırladım.

O mabed ki duvarları kanla ve şehitlerin acısıyla örülmüştür.

Dünyada yanlışa sapanların ıslah edilmesi için yakarıyorum

Eskiden savaşlar vardı kılıçla yapılan;

Şimdi kılıçla yapılmıyor savaş!

Allah'ın kimseye yasaklamadığını,
Yasaklayanlar var!



Aziz Peter ve Aziz Paul' u hatırlayın

Onlar hala aynı şeyleri vaz ediyor.



Belki diyorsunuz ki;

O Aziz' in imajını seviyorum

Yalnız yaşayan ve Allah yolunda başını feda etmiş olan azizin.

Sonra da diyorsunuz ki ne Balıkçıya (Aziz Peter); ne de Aziz Paul' e aldırmam!



Mars kızıl gezegen olarak savaşı temsil ediyordu Burada büyük savaşçılar olarak Hazreti Musa’ dan sonra başa geçen ve kavmini Vaat edilmiş topraklara götüren Hazreti Yuşa) Joshua anılıyor öncelikle.

Daha sonra Judas Maccabaeus, Israillileri Suriyelilerin zulmünden kurtarmış tarihte.

Sonra Endülüs’te Müslümanların İspanya’dan sürülmesini sağladığı (İspanya’nın bir kısmından) ve kiliseyi kurtardığı için Avrupalıların kahraman saydığı Charlemagne;

O’nun yeğeni Roland ve diğer Hristiyan dünyasının kahramanları sayılıyor.
Mars aynı zamanda antik çağda savaş Tanrısının ismi.

Buradan Jüpiter' e yükseliyorlar. O zamanki anlayışa göre her bir gezegene yıldız diyorlar ve hepsi Cennet te bir yeri temsil ediyor.

Jüpiter aynı zamanda aklı ilmi ve adaleti temsil ediyor. Çok sıcak değil çok soğuk değil akl-ı selimi simgeliyor aynı zamanda Öfkelenmeden sinirlenmeden aklı başında olarak karar verebilmeyi.


Her bir üst basamağa çıktıkça Beatrice daha da güzelleşiyor Dante’ de öğrendiklerinden daha da feyz alıyor.


Sonra harfler çıkıyor Dante çağımızda yaşasaydı herhalde sinema yönetmenliği de yapardı. Harfleri bir ışık gösterisi yaparcasına tasvir ediyor ve onların gelip dizilmesinden manalar oluşuyor.


Ortaya çıkardıkları Latince cümle hem yönetenlerin adaletle davranmasını hem de Kâinatın gerçek yöneticisi olan Yaratan' ın Adaleti sevmesi Adil olması Adaletle hükmetmesi anlatılıyor.

Hazreti Süleyman


No comments:

Post a Comment