Cennet 18
Mars'tan Jupiter'e
DILIGITE IUSTITIAM QUI IUDICATIS TERRAM”—“Love justice you who rule the earth”.
Dünyayı İdare Edenler Adaleti Sevin
Kutsal ayna (Büyükbabanın ruhu) kendi düşünceleriyle baş
başa kaldığında,
ben de kendi acı- tatlı düşüncelerime dönmüştüm.
Bu kutsal yolculuktaki rehberim;
"Artık mutlu şeyler düşün;
Biliyorsun benim yerim-her
zorluğu kolaylaştırana-yakındır."
Ruhumun sevgili yardımcısına döndüm;
Onun gözlerinde gördüklerimi anlatamam!
Hem anlatamam hem de
Burada gördüklerimizi daha sonra hatırlamamıza
imkan yoktur-
Allah’ ın izni olmadıkça-.
Sadece hissettiğimi söyleyeyim;
Allah’ ın izni olmadıkça-.
Sadece hissettiğimi söyleyeyim;
O gözlere bakınca diğer bütün arzular beni
terketti.
Tanrının Nur' u o kutsal yüze aksetmişti.
Ve ben, varacağım kutsal yerden başka bir şey düşünemez olmuştum.
Ve ben, varacağım kutsal yerden başka bir şey düşünemez olmuştum.
O kadar güzel bir gülüşü vardı ki;
Bana "o tarafa dön ve dinle;
Cennet benim gözlerimden ibaret değil" dedi.
Cennet benim gözlerimden ibaret değil" dedi.
Dünyada olduğu gibi burada da gözler ruhun aynasıydı.
Ve Kutsal ışığa dönüp baktığımda, onun bana söylemek istediklerinin,
henüz bitmemiş olduğunu okudum yüzünden.
"Bu gezegende, ve bu hep yeşil ağacın altında,
Sana göstereceğim ruhlar var!
Haç'ın kollarına bak;
Şimdi onların isimlerini sayacağım sana;
Joshua (Yuşa Peygamber) der demez, hatta onun
sesi kulağıma varmadan,
Haç'ın içinden bir ışık huzmesinin yıldırım gibi geçtiğini gördüm.
Maccabee' in ismi söylenince bir başka ışık huzmesi
kendi etrafında döndü
Şahin eğiticilerinin kuşlarının hareketini delici bakışlarla gökyüzünde
seyretmesi gibi ben de
Charlemagne ve Roland isimlerinin söylenmesiyle hareketlenen iki yıldızı
takip ettim
Sonra William of Orange ve Rinoard geçti
Duk Fodfrey ve Robert Guıscard onları takip
etti.
Haç'ın dibine kadar inip de benimle konuşan ruh,
Bunun üzerine tekrar yukarı süzülüp eski yerini
aldı.
Ve koroyla birlikte ilahiler söylemeye devam etti.
Tekrar sağıma döndüm,
Beatrice' den bir işaret almak için.
Beatrice' den bir işaret almak için.
Şu anda gözleri eskisinden de daha çok parlıyordu.
Hiç görmediğim kadar güzelleşmişti.
Her zaman iyilik yaparak, olgunlaşan bir adamın
yükselmesi gibi,
ben de birden kendimi büyük bir hızla tekrar
yükseliyor buldum.
Kızıl gezegenden ayrılarak, beyaz gezegene- sekizinci
durağımıza- gelmiştik.
Ne sıcak,ne soğuk- ılıman- gezegene,
Burada alfabenin harfleri parlıyordu.
Kelimeleri oluşturarak, konuşmamızı sağlayan harfler;
Ovadan birden havalanan kuşlar gibi;
Gözümüzün önünde parıldayan harfler oluştu:
Gözümüzün önünde parıldayan harfler oluştu:
D
I
L
Şarkılar söylüyor dans ediyorlardı;
Sonra bir araya gelip kelimeleri oluşturdular
Sonra bir araya gelip kelimeleri oluşturdular
Sanki benim için konuşuyorlardı
Önce:
DILIGITE IUSTITIAM
sonra:
sonra:
QUI IUDICATIS TERRAM
"Love justice you who rule the earth"
Dünyayı Yönetenler Adaleti Sevin!
Dünyayı Yönetenler Adaleti Sevin!
Sonra sanki beşinci bir kelime gibi
Son M harfinde durup ışıldadılar.
Bu yazılar gökyüzünde oluşmuş ışıklarla;
Jüpiter de onların etrafında gümüş renginde parıldıyordu.
Jüpiter de onların etrafında gümüş renginde parıldıyordu.
Yazıların altın rengi Jüpiter’in gümüşi rengini gölgeliyordu
Bütün ışıklar geldi;
M harfinde toplandı
Şarkılar söylenmeye başlandı
Yanan kütükleri dürtünce birden binlerce kıvılcım
etrafa yayılır ya
-Eskiden bazı saflar bundan bir mana çıkarırdı-
O kıvılcımlar gibi binlerce ışık pırıldadı;
O ateşin içinde bir Kartal silueti gördüm
Alemleri nakş edene ilham gerekmez;
O tek nakşedicidir;
Tek liderdir.
Tek liderdir.
Kuşlar yuva yapma ilhamını ondan alır.
M' nin yanında diğer ışıklar zambak oluşturdular
Ey güzel yıldız;
Adalet buradan senin tacından kaynaklanıp,
dünyamıza ulaşıyor
Bunu bana ne de güzel gösterdin.
Seni yaratana dua ediyorum;
Seni ilk harakete geçirene;
Mabette ticaret yapanlara karşı yükselen öfkeyi
hatırladım.
O mabed ki duvarları kanla ve şehitlerin acısıyla örülmüştür.
Dünyada yanlışa sapanların ıslah edilmesi için
yakarıyorum
Eskiden savaşlar vardı kılıçla yapılan;
Şimdi kılıçla yapılmıyor savaş!
Allah'ın kimseye yasaklamadığını,
Yasaklayanlar var!
Yasaklayanlar var!
Aziz Peter ve Aziz Paul' u hatırlayın
Onlar hala aynı şeyleri vaz ediyor.
Belki diyorsunuz ki;
O Aziz' in imajını seviyorum
Yalnız yaşayan ve Allah yolunda başını feda etmiş
olan azizin.
Sonra da diyorsunuz ki ne Balıkçıya (Aziz Peter);
ne de Aziz Paul' e aldırmam!
Mars kızıl gezegen olarak savaşı temsil ediyordu Burada büyük
savaşçılar olarak Hazreti Musa’ dan sonra başa geçen ve kavmini Vaat edilmiş
topraklara götüren Hazreti Yuşa) Joshua anılıyor öncelikle.
Daha sonra Judas Maccabaeus, Israillileri Suriyelilerin zulmünden
kurtarmış tarihte.
Sonra Endülüs’te Müslümanların İspanya’dan sürülmesini
sağladığı (İspanya’nın bir kısmından) ve kiliseyi kurtardığı için Avrupalıların
kahraman saydığı Charlemagne;
O’nun yeğeni Roland ve diğer Hristiyan dünyasının kahramanları sayılıyor.
Mars aynı zamanda antik çağda savaş Tanrısının ismi.
Buradan Jüpiter' e yükseliyorlar. O zamanki anlayışa göre her bir gezegene yıldız diyorlar ve hepsi Cennet te bir yeri temsil ediyor.
Mars aynı zamanda antik çağda savaş Tanrısının ismi.
Buradan Jüpiter' e yükseliyorlar. O zamanki anlayışa göre her bir gezegene yıldız diyorlar ve hepsi Cennet te bir yeri temsil ediyor.
Jüpiter aynı zamanda aklı ilmi ve adaleti temsil ediyor. Çok
sıcak değil çok soğuk değil akl-ı selimi simgeliyor aynı zamanda Öfkelenmeden
sinirlenmeden aklı başında olarak karar verebilmeyi.
Her bir üst basamağa çıktıkça Beatrice daha da güzelleşiyor Dante’ de öğrendiklerinden daha da feyz alıyor.
Sonra harfler çıkıyor Dante çağımızda yaşasaydı herhalde sinema yönetmenliği de yapardı. Harfleri bir ışık gösterisi yaparcasına tasvir ediyor ve onların gelip dizilmesinden manalar oluşuyor.
Ortaya çıkardıkları Latince cümle hem yönetenlerin adaletle davranmasını hem de Kâinatın gerçek yöneticisi olan Yaratan' ın Adaleti sevmesi Adil olması Adaletle hükmetmesi anlatılıyor.
Hazreti Süleyman

No comments:
Post a Comment