Folle amore
Çılgın AşkDiyalektik kavramı, başlangıçta tartışma sanatı, ya da çelişkili yollardan muhataplarını ikna etme sanatı anlamına gelmektedir. Karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimidir, diyalaktik ve Sokratik yöntem, tartışma ve düşünme sanatı olarak diyalektiğin Antik Çağ'daki en yetkin halidir.
metafizik karşıtlıklar sorunlar çözüm yolları.
Herkes Venüs' ün kendi yörüngesinde dönerken,
Dünyaya aşk deliliği yağdırdığını;
İnsanları çaresiz bıraktığını düşündü.
Bundan dolayıdır ki eskiler -cahilliklerinden olmalı -
Aşk Tanrısı Venüs' e taptılar.
Sadece ona değil Dione ve Cupid' e de adaklar adadılar. (Venus- Afrodit)
Cupid Dido' nun kucağındaydı.
Venus kâh güneşin arkasında, kâh önündeydi.
Nasıl geldiğimi bilmeden ulaştım ona,
Sevdiğim hanımın daha da ışıldadığını görünce,
Venüs'e gelmiş olduğumuzu anladım.
Ateşin içinde kıvılcımı ayırt etmek,
Müziğin içinde bir sesi ayırt etmek gibi,
Işıklar içinde dans eden ışığı gördüm.
Işık bize doğru geliyordu, gökteki bütün
rüzgarlardan daha hızlı.
Serafim meleğinin yanında başlamış olan dansı,
ve ruhların şarkısını durdurdu bu gelen ışık.
Hoşana' nın söylendiğini duyduk yine
O kadar güzeldi ki; ondan sonra hep öylesini duymak
istedim
Biri yanımıza yanaştı ve solo söyledi:
Charles Martel (1271-1294)Carlo Martello
Napoli Kralı Fransızların Anjou Hanedanından
"Biz senin emrine amadeyiz yeter ki bu
şarkılardan zevk al
Biz burada gezegenlerle bir döneriz
Senin
için durmak bize zor gelmez" dedi.
Güzel hanımın onayladığını gördükten sonra, ben
de ruha döndüm ve
Sevgi dolu bir sesle kim olduğunu sordum;
Birden daha da parıldadı ruh.
"Ben dünyada az kaldım" dedi,
"Biraz daha kalabilseydim o kötülüklere mani
olabilirdim;
Etrafımdaki ışık halesi kimliğimi gizliyor senden;
Sen beni çok severdin...
Dünyada daha çok kalsaydım, sana da daha çok sevgi
gösterebilirdim,
Provence bölgesi beni bekliyordu,
Garigliano bölgesi de;
Tuna
nehrinin aktığı yerlerin tacı başımdaydı.
Şimdiki krallar hep bizim soyumuzdan gelir,
Carlo
ve Rudolfo,
Kötü
yönetim hep insanlara zarar verir,
Onun
için Palermo' lular "Geber" diye bağrırıyor
Keşke
kardeşim anlasaydı,
Tiranca
yönetimin insanları delirteceğini,
Katolonyanın
fakirliğinin, kendisinin de sonunu getireceğini.
Bilseydi
kaçardı...
Gemisine
aldığı ağırlıkları arttırdıkça arttırdı.
Doldurup
batırdı.
Cimriliği, paragözlüğü
babasından miras kalmadı
Eli açık bir babanın
oğluydu o…"
O’na para kesesini
doldurmayı düşünmeyen asker lazımdı.
"Çok güzel
anlatıyorsunuz efendim;
Sizi burada Cennette
bulduğuma çok sevindim.
Yalnız merak ettim;
Nasıl olurda iyi
tohumdan kötü meyve çıkıyor?" dedim
Sana tek bir gerçeği
anlatabilirsem artık geride kalmış olan olayları daha iyi anlayabilirsin.
"Rahman yalnız
yaratmakla kalmaz, rızkını da verir;
Bu mükemmel yerleri
gezdin, dolaştın, gördün;
Ok nereye atılırsa
hedefi şaşmaz bulur.
Yay ne tarafa
doğrultuyduysa, o tarafa gider.
Yaratan
mükemmmel yaratmıştır.Öyşe olmasa bu sanat değil karmaşa olurdu.
Yaratılışta
hata varsa bu Yaradan’da da hata anlamına gelir.
Böyşe
bir şey olamayacağına göre Yaratılmış iyidir.
Anladın
değil mi?"
"Evet
anladım, ne gerekiyorsa doğa onu yaratır."
"Söyle
bana insan vatandaş olduğu için daha mı iyi yaşamaktadır?"
"Evet, ondan
şüphe yok!"
"Toplumda
değişik işleri görecek insanlara ihtiyaç vardır. Öyle olmasa toplum olmazdı
Hocan (Aristo) Böyle
yazmıştır.
Aynı
kökenden gelen, insanlar değişik amaçlara hizmet
ederler.
Biri Solon (Atinalı
hukukçu) olur; biri Xerxes;(Pers Hükümdarı- Babil kralı- asker)
biri
Melchizedek; (İncil de adı geçen bir rahip)
biri
Daedalus. (Sanatkar, Yunan mitolojisinde Icarus‘ un babası)
Tabiat herkesi ayrı
şekillendirir
Aynı tohumdan gelen
ikizler Esau ve Jacob farklıdır
Romulus' un ailesi
mütevazi bir aileydi
İnsanlar onun
babasının kim olduğunu tanımıyorlardı bile,
Babadan oğula hep aynı
giderdi belki Tanrı’nın rahmeti olmasaydı.
Eskiden yaşadıkların ileride
de yeniden yaşanabilir.
Tohum yabancı yere
atılırsa netice farklı olur;
Aynı ürünü alamazsın.
Askeri alıp, rahip yapamazsın.
Rahibi alıp, kral
yapamazsın.
Yaparsan yoldan
çıkarlar…"
Venüs' ün sakinleri
Paradiso
Kanto 9
Bella Clemenza
Kanto 9
Bella Clemenza
"Tatlı Clemence,
senin Carlo beni kendisinden sonra gelen hükümdarların,
yaptıkları hileler konusunda aydınlattı.
Sonra dedi ki; "Şimdi sus bir şey deme;
bekle, seneler geçsin"
Bundan anladım ki; sana kötülük yapan cezasını
bulacak!"
Gene akşam oldu;
Güneş dinlenmeye çekildi.
"Siz kandırılmış ruhlar,
Kalbi temiz olmayanlar,
Hakiki Aşk‘tan başını çevirenler,
Boş işlere gönlünü kaptıranlar,
değersizin karşısında eğilenler..."
Bak işte bir parlak ruh daha görünmekte;
Yanıma yanaşmakta,
Beni mutlu etmek için parıldıyor.
Beatrice gene bana bakıyordu ve içimden geçenleri anlayarak "peki"
dedi.
"Ey değerli ruh beni anladın; gerçekten kalbimin
aynasısın sen!" dedim ona.
Bilinmeyen ruh yanaştı söylemekte olduğu şarkıyı
bıraktı.
Sanki tek amacı, tek neşesi başkalarını mutlu
etmekti.
Cunizza da Romano (1198-1279), Ezzelino da Romano (Inferno 12) nun kızkardeşi, Sordello’nun sevgilisi.
Floransa’da ölmüş yaşlı ve fakir olarak.
İnsanların günahkar olduğu yerden Italya' dan
geldim.
Koca dağın ardında bir çete vardı ;
Her yeri yaktı geçti.
Kardeşiz biz onunla;
Cunizza’yım ben Romano’ lu
Burada parıldarım,
Çünkü bu yıldız beni aleviyle fethetti.
Ama kaderim neyse razı oldum;
Benim payıma düşenle mutlu oldum,
Bunu basit kafalar anlamaz.
Benim yanımda parıldayan
bu değerli mücevher
( Folco
Marsilya Baspapazı, şair, trubadur)
Dünyada büyük
bir ad bıraktı kendisine ve daha uzun yıllar hatırlanacaktır.
Oralarda çok kan aktı, taa Venedik'e kadar geldi.
Rahibin ihanetiyle çokcası zindanlara sürüldü;
Kelleri kesildi.
Bir hain papazın kendi partisine yaranma sevdası
yüzünden kanlar aktı,
(Alessandro Novella, Feltro basrahibi)
Bu yüce yerde bu aynalarda sen
"taht" dersin bunlara,
Ilahi adalet vardır ve geleceğe dair konuşmamıza
izin vardır."
Söyleyeceklerini böylece tamamladı ve şarkı
söylemekte olan diğer ruhlara katıldı.
Folquet of Marseilles,Marsilyalı Folco
Folquet de Marselha became Bishop of Toulouse and prosecuted
the Albigensian crusade in Southern France.
Diğer ruh (Folco) sanki gün ışığı vurmuş yakut gibi parıldamaktaydı.
Burada Cennet' te ruhlar, nura nur katıyordu, neşeyle
gülüyordu;
yerin dibindekilerse- Cehennemin uzun gecesinde-
karardıkça kararmaktaydılar... ızdırapla.
"Allahın nuruyla aydınlanmışssın, bir olmuşşsun; benim ne düşündüğümü,
ne soracağımı anlarsın.
Altı kanatlılarla meleklerle birlikte uçmaktasın; o
zaman niye cevap vermezsin bana?"
Ben de senin gibi düşünceleri okuyabilecek gücüm
olsaydı
burada anlatacaklarını
beklemezdim" dedim ona.
"Tuscany de, Genova da, Magra da güneşin
batışını gördüm.
Akdeniz kıyılarında, batı da-
Sezarın savaştığı yerlerde - Ispanya'da.
Adım Folco, beni öyle tanırlar burada ışığım
sonsuza kadar parıldayacaktır;
dünyada olduğu gibi.
Dido benim kadar yanmamıştır Aeneas' a vurulduğunda;
Ne de Phillis.
Hiçbiri burada değiller şimdi.
Neşemiz var olmaktandır; günahımızdan değil.
Burada sadece Her şeye Kadir olanı tanırız biz;
Her şeyi Göreni.
Bütün düşüncemiz sevgi üzerinedir.
Bütün kâinatı Güzelleştireni düşünürüz.
Dünyanın nasıl döndürüldüğünü görürüz biz buradan ve
Nasıl idare edildiğini…
Ama öğrenmek istediklerinin hepsini cevaplamak için, biraz daha
konuşmalıyım;
Yanımdaki parıltıyı soruyorsun değil mi?
En temiz suya vuran güneş ışığı gibi parıldayanı;
Rahab
Cennet‘ in en mutena köşesine yükselen,
En güzel koronun içerisinde olan Rahab' dır
bu!
Hazreti Isa' nın çağırdıkları arasında,
Cennete ilk alınandır.
Venus' tedir yeri.
En yüce yerde olması tesadüf değildir
Papa Kutsal Toprakları unutmuş görünüyor ama
Orada bize yani Joshua‘ ya ilk
zaferi kazandırandır( Yuşa Peygamber)
Senin Floransa nın kurucusu belli (Yunan Tanrısı
Mars)
İlk başkaldırandır. (şeytanla bir tutuyor pagan
tanrısı ve savaşçı olduğu için)
Onun kıskançlığındandır, insanlığın çektikleri.
Floransa' nın altın çiçeği belasınadır ki;
Çoban kurt kesilip kuzuları yer
(Çoban- kilise inananları sömürüyor, Papa Boniface özellikle)
Incil' e bakmadılar;
Kilise alimlerini dinlemediler ama
Kilise hukukunu iyice çalıştılar, sonra dönüp tekrar
çalıştılar.
Kitapların kenarlarına şerhler düştüler, boş yer bırakmacasına.
Papa ve Kardinal, Nasıra' lı Isa yı düşünmezdi;
Düşünceleri o kadar eskiye gitmezdi!
Cebrail' in kanatlarını açmasından habersiz idiler.
(Annunciation- Hazreti Meryem' e Cebrail' in bir
çocuğu olacağını haber vermesi)
Ama Vatikan da, Romanın diğer kutsal yerleri de
bu rezaletten yakında kurtulacaktır..."
-
Clemence: Carlo Martello nun eşi
-Cunizza da Romano (1198-1279):
Ezzolino Romano isimli, kötü bir tiranın kız kardeşi ve Dante' nin arkadaşı şair Sorello nun sevgilisi
Ezzolino Inferno 12 de Cehennemde cezalandırılıyr Sorello Araf ta arınıyor Dante yle konuşmasını görmüştük Cunizzo da Cennet' te.
- Folco: Marsiya Başpapazı ve şair
- Rahab: Yuşa peygamberin adamlarını evinde saklayan ve onların Eriha' yı fethetmesine yardım eden, güzelliği ve iyi kalbiyle ünlü, bir hayat kadını.
Incilin "Book of Joshua" kısmında hikayesi anlatılıyor.
-Klise Kanunlarını yapan papazlar, hep kendilerini zengin edecek şekilde yorumluyorlar. Klise hukukunu iyi bilenler, bu alanda uzmanlaşanlar zengin oluyor. Roma Imparatorluğunun batıda sona ermesinden sonra klise hukuku önem kazanıyor.
Çeviri ve Yorum: Elif Mat
-Cunizza da Romano (1198-1279):
Ezzolino Romano isimli, kötü bir tiranın kız kardeşi ve Dante' nin arkadaşı şair Sorello nun sevgilisi
Ezzolino Inferno 12 de Cehennemde cezalandırılıyr Sorello Araf ta arınıyor Dante yle konuşmasını görmüştük Cunizzo da Cennet' te.
- Folco: Marsiya Başpapazı ve şair
- Rahab: Yuşa peygamberin adamlarını evinde saklayan ve onların Eriha' yı fethetmesine yardım eden, güzelliği ve iyi kalbiyle ünlü, bir hayat kadını.
Incilin "Book of Joshua" kısmında hikayesi anlatılıyor.
-Klise Kanunlarını yapan papazlar, hep kendilerini zengin edecek şekilde yorumluyorlar. Klise hukukunu iyi bilenler, bu alanda uzmanlaşanlar zengin oluyor. Roma Imparatorluğunun batıda sona ermesinden sonra klise hukuku önem kazanıyor.
Çeviri ve Yorum: Elif Mat
Diyalektik kavramı,
başlangıçta tartışma sanatı, ya da çelişkili yollardan muhataplarını ikna etme
sanatı anlamına gelmektedir. Karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl
yürütme biçimidir, diyalaktik ve Sokratik yöntem, tartışma ve düşünme sanatı
olarak diyalektiğin Antik Çağ'daki en yetkin halidir.
homo natura civile animal est” (“Man is by nature a social
animal”). From this principle flows the corollary that difference is required
in the social sphere as it is in the metaphysical.
İnsan siyasi bir hayvandır
Charles
Martel (1271–95),
His
goodness,
omnipotence, her şeye kadir
and omniscience—her şeyi bilen
axiomatic self-evident
or unquestionable.
Daha evvelki bölüm de " Önce söz vardı" demiştik;
burada da Venus gezegenine geldiğimiz de gezegenin tarihsel olarak iki
simgesi olduğunu görüyoruz; biri aşk biri de retorik.
Retorik güzel konuşma karşısındakini sözle ve yazıyla ikna edebilme sanatı
anlamına geliyor.
Ay gramer
Mercury dialektik
Venüs retorik
Eros-Retorik
Mars war musiz
Jüpiter Geometri
Ay gramer
Mercury dialektik
Venüs retorik
Eros-Retorik
Mars war musiz
Jüpiter Geometri
Bu hikayeleri bir araya getirirken, Dante' nin amacı da okuyucuyu çeşitli
konular üzerinde düşündürmek.
Venüs aynı zamanda da mitolojide Aşk Tanrıçasının adı; Aeneas ın
annesi Venus' u Virgil' in eseri Aeneid de görmüştük.
Siyasetle aşk arasında da bir bağlantı var; mitolojide." Ihtirasta"
birleşiyorlar; aşk sebebiyle de insanların haddi aşması; kuralları yıkması
görülebiliyor. Bunun örnekleri Francesca ve Paolo nun aşkının anlatıldığı
Inferno 5 de verilmişti. Francesca ve Paolo bir yasak aşk yaşadılar bunun
neticesinde öldürüldüler. Dido Aeneas tarafından terkedilmeyi kaldıramadı
intihar etti.
Bu kantonun başında da buna işaret ediliyor ;mitolojide insanların aşk
yüzünden yaptıkları deliliklerin 'Venüs' ün etkisiyle' olduğuna
inandıkları söyleniyor.
Justinyen kantosunun en sonunda Romeo da Villenova orneğini
verdi; ihtiraslı imparatorlardan sonra, " bir kralın hizmetine girdiği
o devleti ve o kralı zenginleştirdiği halde görevi bitince gene geldiği gibi
fakir oradan ayrılan birini" .
Bu aynı zamanda daha sonraki kantolarda anlatılacak olan Saint Francis'
de göreceğimiz Hrıstiyanlıkta ki "bütün dünya malını reddeden
anlayısı" da anlatıyor.
Romeo ayni zaman da Dante gibi kıymeti bilinmeyen şehrinden ayrılmak ve
başkalarının yardımıyla yaşamak zorunda kalan, prensip sahibi bir "bilgeyi"
de anlatıyordu.

No comments:
Post a Comment