Thursday, June 11, 2020

venus Çılgın Aşk


Folle amore
Çılgın  Aşk

Diyalektik kavramı, başlangıçta tartışma sanatı, ya da çelişkili yollardan muhataplarını ikna etme sanatı anlamına gelmektedir. Karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimidir, diyalaktik ve Sokratik yöntem, tartışma ve düşünme sanatı olarak diyalektiğin Antik Çağ'daki en yetkin halidir.
metafizik karşıtlıklar sorunlar çözüm yolları.




Herkes Venüs' ün kendi yörüngesinde dönerken,

Dünyaya aşk deliliği yağdırdığını;

İnsanları çaresiz bıraktığını düşündü.

Bundan dolayıdır ki eskiler -cahilliklerinden olmalı -

Aşk Tanrısı Venüs' e taptılar.

Sadece ona değil Dione ve Cupid' e de adaklar adadılar. (Venus- Afrodit)

Cupid Dido' nun kucağındaydı.

Venus kâh güneşin arkasında, kâh önündeydi.

Nasıl geldiğimi bilmeden ulaştım ona,

Sevdiğim hanımın daha da ışıldadığını görünce,

Venüs'e gelmiş olduğumuzu anladım.


Ateşin içinde kıvılcımı ayırt etmek,

Müziğin içinde bir sesi ayırt etmek gibi,

Işıklar içinde dans eden  ışığı gördüm.

Işık bize doğru geliyordu, gökteki bütün rüzgarlardan daha hızlı.

Serafim meleğinin yanında başlamış olan dansı,

 ve ruhların şarkısını durdurdu bu gelen ışık.



Hoşana' nın söylendiğini duyduk yine

O kadar güzeldi ki; ondan sonra hep öylesini duymak istedim

Biri yanımıza yanaştı ve solo söyledi:



Charles Martel (1271-1294)Carlo Martello
Napoli Kralı Fransızların Anjou Hanedanından



"Biz senin emrine amadeyiz yeter ki bu şarkılardan zevk al

Biz burada gezegenlerle bir döneriz

Senin için durmak bize zor gelmez" dedi.

Güzel hanımın onayladığını gördükten sonra, ben de ruha döndüm ve

Sevgi dolu bir sesle kim olduğunu sordum;



Birden daha da parıldadı ruh.



"Ben dünyada az kaldım" dedi,

"Biraz daha kalabilseydim o kötülüklere mani olabilirdim;

Etrafımdaki ışık halesi kimliğimi gizliyor senden;

Sen beni çok severdin...

Dünyada daha çok kalsaydım, sana da daha çok sevgi gösterebilirdim,

Provence bölgesi beni bekliyordu,

Garigliano bölgesi de;

Tuna nehrinin aktığı yerlerin tacı başımdaydı.

 Şimdiki krallar hep bizim soyumuzdan gelir,

Carlo ve Rudolfo,

Kötü yönetim hep insanlara zarar verir,

Onun için Palermo' lular "Geber" diye bağrırıyor

Keşke kardeşim anlasaydı,

Tiranca yönetimin insanları delirteceğini,

Katolonyanın  fakirliğinin, kendisinin de sonunu getireceğini.

Bilseydi kaçardı...

Gemisine aldığı ağırlıkları arttırdıkça arttırdı.

Doldurup batırdı.



Cimriliği, paragözlüğü babasından miras kalmadı

Eli açık bir babanın oğluydu o…"

O’na para kesesini doldurmayı düşünmeyen asker lazımdı.



"Çok güzel anlatıyorsunuz efendim;

Sizi burada Cennette bulduğuma çok sevindim.

Yalnız merak ettim;

Nasıl olurda iyi tohumdan kötü meyve çıkıyor?" dedim



Sana tek bir gerçeği anlatabilirsem artık geride kalmış olan olayları daha iyi anlayabilirsin.

"Rahman yalnız yaratmakla kalmaz, rızkını da verir;

Bu mükemmel yerleri gezdin, dolaştın, gördün;

Ok nereye atılırsa hedefi şaşmaz bulur.

Yay ne tarafa doğrultuyduysa, o tarafa gider.



Yaratan mükemmmel yaratmıştır.Öyşe olmasa bu sanat değil karmaşa olurdu.

Yaratılışta hata varsa bu Yaradan’da da hata anlamına gelir.

Böyşe bir şey olamayacağına göre Yaratılmış iyidir.

Anladın değil mi?"

"Evet anladım, ne gerekiyorsa doğa onu yaratır."

"Söyle bana insan vatandaş olduğu için daha mı iyi yaşamaktadır?"

"Evet, ondan şüphe yok!"






"Toplumda değişik işleri görecek insanlara ihtiyaç vardır. Öyle olmasa toplum olmazdı

Hocan (Aristo) Böyle yazmıştır.

Aynı kökenden gelen, insanlar değişik amaçlara hizmet ederler.

Biri Solon (Atinalı hukukçu) olur; biri Xerxes;(Pers Hükümdarı- Babil kralı- asker)

biri Melchizedek;  (İncil de adı geçen bir rahip)

 biri Daedalus.  (Sanatkar, Yunan mitolojisinde Icarus‘ un babası)



Tabiat herkesi ayrı şekillendirir

Aynı tohumdan gelen ikizler Esau ve Jacob farklıdır

Romulus' un ailesi mütevazi bir aileydi

İnsanlar onun babasının kim olduğunu tanımıyorlardı bile,



Babadan oğula hep aynı giderdi belki Tanrı’nın rahmeti olmasaydı.

Eskiden yaşadıkların ileride de yeniden yaşanabilir.

Tohum yabancı yere atılırsa netice farklı olur;

Aynı ürünü alamazsın.

Askeri alıp, rahip yapamazsın.

Rahibi alıp, kral yapamazsın.




Yaparsan yoldan çıkarlar…"





Venüs' ün sakinleri


Paradiso
Kanto 9

Bella Clemenza

"Tatlı Clemence,

senin Carlo beni kendisinden sonra gelen hükümdarların,

 yaptıkları hileler konusunda aydınlattı.

Sonra  dedi ki; "Şimdi sus bir şey deme; bekle, seneler geçsin"

Bundan anladım ki; sana kötülük yapan cezasını bulacak!"

Gene akşam oldu;

Güneş dinlenmeye çekildi.

"Siz kandırılmış ruhlar,

Kalbi temiz olmayanlar,

Hakiki Aşk‘tan başını çevirenler,

Boş işlere gönlünü kaptıranlar,

değersizin karşısında eğilenler..."



Bak işte bir parlak ruh daha görünmekte;

Yanıma yanaşmakta,

Beni mutlu etmek için parıldıyor.

Beatrice gene bana bakıyordu ve içimden geçenleri anlayarak "peki" dedi.

"Ey değerli ruh beni anladın; gerçekten kalbimin aynasısın sen!" dedim ona.



Bilinmeyen ruh yanaştı söylemekte olduğu şarkıyı bıraktı.

Sanki tek amacı, tek neşesi başkalarını mutlu etmekti.



Cunizza da Romano (1198-1279), Ezzelino da Romano (Inferno 12) nun kızkardeşi, Sordello’nun sevgilisi. Floransa’da ölmüş yaşlı ve fakir olarak.

İnsanların günahkar olduğu yerden Italya' dan geldim.

Koca dağın ardında bir çete vardı ;

Her yeri yaktı geçti.

Kardeşiz biz onunla;

Cunizza’yım ben Romano’ lu

Burada parıldarım,

Çünkü bu yıldız beni aleviyle fethetti.

Ama kaderim neyse razı oldum;

 Benim payıma düşenle mutlu oldum,

Bunu basit kafalar anlamaz.

Benim yanımda parıldayan

 bu değerli mücevher 

 ( Folco Marsilya Baspapazı, şair, trubadur)

 Dünyada büyük bir ad bıraktı kendisine ve daha uzun yıllar hatırlanacaktır.

Oralarda çok kan aktı, taa Venedik'e kadar geldi.

Rahibin ihanetiyle çokcası zindanlara sürüldü;

Kelleri kesildi.

Bir hain papazın kendi partisine yaranma sevdası yüzünden kanlar aktı,

(Alessandro Novella, Feltro basrahibi)

Bu yüce yerde bu aynalarda sen "taht" dersin bunlara,

Ilahi adalet vardır ve geleceğe dair konuşmamıza izin vardır."

Söyleyeceklerini böylece tamamladı ve şarkı söylemekte olan diğer ruhlara katıldı.



Folquet of Marseilles,Marsilyalı Folco

Folquet de Marselha became Bishop of Toulouse and prosecuted the Albigensian crusade in Southern France.



Diğer ruh (Folco) sanki gün ışığı vurmuş yakut gibi parıldamaktaydı.

Burada Cennet' te ruhlar, nura nur katıyordu, neşeyle gülüyordu;  

yerin dibindekilerse- Cehennemin uzun gecesinde- karardıkça kararmaktaydılar... ızdırapla.

"Allahın nuruyla aydınlanmışssın, bir olmuşşsun; benim ne düşündüğümü,

  ne soracağımı anlarsın.

Altı kanatlılarla meleklerle birlikte uçmaktasın; o zaman niye cevap vermezsin bana?"

Ben de senin gibi düşünceleri okuyabilecek gücüm olsaydı

 burada anlatacaklarını  beklemezdim" dedim ona.

"Tuscany de, Genova da, Magra da güneşin batışını gördüm.

 Akdeniz kıyılarında,  batı da- Sezarın savaştığı yerlerde - Ispanya'da.

Adım Folco, beni öyle tanırlar burada ışığım sonsuza kadar parıldayacaktır;

 dünyada olduğu gibi.

Dido benim kadar yanmamıştır Aeneas' a vurulduğunda;

Ne de Phillis.

Hiçbiri burada değiller şimdi.

Neşemiz var olmaktandır; günahımızdan değil.

Burada sadece Her şeye Kadir olanı tanırız biz;

Her şeyi Göreni.

Bütün düşüncemiz sevgi üzerinedir.



Bütün kâinatı Güzelleştireni düşünürüz.

Dünyanın nasıl döndürüldüğünü görürüz biz buradan ve

Nasıl idare edildiğini…

Ama öğrenmek istediklerinin hepsini cevaplamak için, biraz daha konuşmalıyım;

Yanımdaki parıltıyı soruyorsun değil mi?

En temiz suya vuran güneş ışığı gibi parıldayanı;



Rahab



Cennet‘ in en mutena köşesine yükselen,

En güzel koronun içerisinde olan Rahab' dır bu!

Hazreti Isa' nın çağırdıkları arasında,

Cennete ilk alınandır.

Venus' tedir yeri.

En yüce yerde olması tesadüf değildir

Papa Kutsal Toprakları unutmuş görünüyor ama

 Orada  bize  yani Joshua‘ ya ilk zaferi kazandırandır( Yuşa Peygamber)

Senin Floransa nın kurucusu belli (Yunan Tanrısı Mars)

İlk başkaldırandır. (şeytanla bir tutuyor pagan tanrısı  ve savaşçı olduğu için)

Onun kıskançlığındandır, insanlığın çektikleri.

Floransa' nın altın çiçeği belasınadır ki;

Çoban kurt kesilip kuzuları yer

(Çoban- kilise inananları sömürüyor, Papa Boniface özellikle)

Incil' e bakmadılar;

Kilise alimlerini dinlemediler ama

Kilise hukukunu iyice çalıştılar, sonra dönüp tekrar çalıştılar.

Kitapların kenarlarına şerhler düştüler, boş yer bırakmacasına.

Papa ve Kardinal, Nasıra' lı Isa yı düşünmezdi;

Düşünceleri o kadar eskiye gitmezdi!

Cebrail' in kanatlarını açmasından habersiz idiler.

(Annunciation- Hazreti Meryem' e Cebrail' in bir çocuğu olacağını haber vermesi)

Ama Vatikan da, Romanın diğer kutsal yerleri de

 bu rezaletten yakında kurtulacaktır..."

                                                                                              

- Clemence:   Carlo Martello nun eşi

-Cunizza da Romano (1198-1279):
  Ezzolino Romano isimli, kötü bir tiranın kız kardeşi ve Dante' nin arkadaşı şair Sorello nun sevgilisi
Ezzolino Inferno 12 de Cehennemde cezalandırılıyr Sorello Araf ta arınıyor Dante yle konuşmasını görmüştük Cunizzo da Cennet' te.


- Folco:  Marsiya Başpapazı ve şair

- Rahab: Yuşa peygamberin adamlarını evinde saklayan ve onların Eriha' yı fethetmesine yardım eden, güzelliği ve iyi kalbiyle ünlü, bir hayat kadını.
 Incilin "Book of Joshua" kısmında hikayesi anlatılıyor.

-Klise Kanunlarını yapan papazlar, hep kendilerini zengin edecek şekilde yorumluyorlar. Klise hukukunu iyi bilenler, bu alanda uzmanlaşanlar zengin oluyor. Roma Imparatorluğunun batıda sona ermesinden sonra klise hukuku önem kazanıyor.

Çeviri ve Yorum: Elif Mat







Diyalektik kavramı, başlangıçta tartışma sanatı, ya da çelişkili yollardan muhataplarını ikna etme sanatı anlamına gelmektedir. Karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimidir, diyalaktik ve Sokratik yöntem, tartışma ve düşünme sanatı olarak diyalektiğin Antik Çağ'daki en yetkin halidir.



















homo natura civile animal est” (“Man is by nature a social animal”). From this principle flows the corollary that difference is required in the social sphere as it is in the metaphysical.
İnsan siyasi bir hayvandır




Charles Martel (1271–95),

His goodness,

 omnipotence, her şeye kadir

 and omniscience—her şeyi bilen





 axiomatic self-evident or unquestionable.



Daha evvelki bölüm de " Önce söz vardı" demiştik; burada da Venus gezegenine geldiğimiz de gezegenin tarihsel olarak iki simgesi olduğunu görüyoruz; biri aşk biri de retorik.



Retorik güzel konuşma  karşısındakini sözle ve yazıyla ikna edebilme sanatı  anlamına geliyor.

Ay gramer
Mercury dialektik
Venüs retorik
Eros-Retorik
Mars war musiz
Jüpiter Geometri

Bu hikayeleri bir araya getirirken, Dante' nin amacı da okuyucuyu çeşitli konular üzerinde düşündürmek.

Venüs  aynı zamanda da mitolojide Aşk Tanrıçasının adı; Aeneas ın annesi Venus' u Virgil' in eseri Aeneid de görmüştük.

Siyasetle aşk arasında da bir bağlantı var; mitolojide." Ihtirasta" birleşiyorlar; aşk sebebiyle de insanların haddi aşması; kuralları yıkması görülebiliyor. Bunun örnekleri Francesca ve Paolo nun aşkının anlatıldığı Inferno 5 de verilmişti. Francesca ve Paolo bir yasak aşk yaşadılar bunun neticesinde öldürüldüler. Dido Aeneas tarafından terkedilmeyi kaldıramadı intihar etti.



Bu kantonun başında da buna işaret ediliyor ;mitolojide insanların aşk yüzünden yaptıkları deliliklerin 'Venüs' ün etkisiyle' olduğuna inandıkları söyleniyor.







Justinyen kantosunun en sonunda  Romeo da Villenova  orneğini verdi; ihtiraslı imparatorlardan sonra, " bir kralın hizmetine girdiği o devleti ve o kralı zenginleştirdiği halde görevi bitince gene geldiği gibi fakir oradan ayrılan birini" .

Bu aynı zamanda daha sonraki kantolarda anlatılacak olan  Saint Francis' de göreceğimiz  Hrıstiyanlıkta ki "bütün dünya malını reddeden anlayısı" da anlatıyor.



Romeo ayni zaman da Dante gibi kıymeti bilinmeyen şehrinden ayrılmak ve başkalarının yardımıyla yaşamak zorunda kalan,  prensip sahibi bir "bilgeyi" de anlatıyordu.


No comments:

Post a Comment