Thursday, May 21, 2020

Stazio

Bunları anlatan Hugh Capet' in ruhunun yanından tam ayrılmış;

Zor tırmanışa devam etmekteydik ki;

Birdenbire bütün dağın şiddetle sarsıldığını hissettim,

Ölümle karşılaşmışçasına buz kesti her tarafım.

Delos da depremde benim kadar korkmamıştır

Gökyüzünün iki ışığını doğurmadan önce


Her yerden çığlıklar yükseliyordu

Rehberim korkma yanındayım dedi

Diğer ruhlar “Gloria in excelsis Deo,”

"Suphanallah" dediler

Bu ilahiyi ilk olarak duyan çobanlar gibi hareketsiz bekledik

Deprem bitince tekrar kutsal yürüyüşümüze devam ettik

Ruhlarda yere kapandılar dualarına geri döndüler

Kendimi hiç bu kadar cahil hissetdiğimi hatırlamıyorum

Öğrenme arzum hiç bu kadar kuvvetli olmamıştı

Ama sormaya cesaret edemiyordum çünkü

Aceleyle ilerliyorduk ve ne kadar düşünsem de sebebini bulamıyordum bu olayın

Ne olup bittiğini anlayamadım.

Düşünceli, çekingen yoluma devam ettim…


Bir Başka Romalı Şair: Stazio


Araf
Kanto 21



Bu merakım bu bilgiye olan susuzluğum geçmeyecekti,


Aynen Samarya' lı kadının susuzluğu gibi.

Yokuşu tırmanan ruhlar arasındaydık

Acılarının sebebini anlıyordum ama yine de üzülüyordum onlar için.

Hazreti Isa' nın kabirden kalkıp, iki yolcuya görünmesi gibi,

 birden karşımıza bir ruh çıkıverdi.

Biz kalabalığın arasında ayağımız takılmadan yürümeye çalışırken,

Arkadan yetişti, geçti bizi.

Önce fark etmemiştik, ta ki bize seslenene kadar;

"Allah’ın selamı üzerinize olsun kardeşlerim"

Hemen döndük:

Virgil, selamını alarak;

"Beni Limbo' da sürgünde bırakan adalet, seni Cennet'e kavuştursun" diye dua etti.

"Ne?' dedi hayretle ruh:

 "Eğer Allah sizi bu tırmanışa layık görmediyse nasıl oldu da geldiniz buraya?"

Rehberim beni gösterdi:

"Bu adamın alnına bak meleğin sildiği 'P' lerin izlerini göreceksin;

Bu adam da Cennetliklerle beraber olacak.

Ama şu anda halen yaşamakta olduğu için bir rehbere ihtiyacı var;

Gücüm ve bilgim yettiği yere kadar götüreceğim onu.

Bana özel izin verilmiştir

Onu Cehennem'in ağzından çıkardım da getirdim.

 Ama önce bize söyle, eğer biliyorsan;

Niye  sarsıldı dağ, taa temeline kadar?"

Benim çok merakta kaldığımı bildiği için sormuştu bu soruyu.

"Bu görülmemiş bir şey değildir burada, kendiliğinden de olmamıştır.

Her şey yukarının takdiri,

Dünyadaki kar, yağmur, sel, deprem burayı etkilemez;

 burası korunmuştur.

Şu üç basamağı geçemez hiçbir felaket.

Ne kara bulut vardır burada, ne de gökkuşağı.

Basamağın altında olabilir doğa olayları ama buradaki sarsıntı farklıdır;

Bir tek sebebi vardır:

Bir ruh kendisinin yeteri kadar arındığına karar verdiğinde,

Bir üst terasa geçmek ister;

Basamağa yönelir,

Onun üzerine yer sarsılır,

Ruhların sevinç nidaları yükselir.

 Kendi iradesi kendi kararı da, zaten artık arındığını gösterir.

İşte o anda gerçekten özgürleşmiştir!

Artık yer değiştirmesinin zamanı gelmiştir.

Daha evvelden de tırmanma isteği vardı ruhta,

 ama aynı zamanda Allah tarafından verilmiş arınma içgüdüsü de;

 ne zaman cezasını çektiğine, tam olarak  ne zaman arındığına kendi karar verir.

Ben -aradan beş yüz seneden fazla zaman geçtikten sonra-

Ancak şimdi, kendimi bir üst basamağa hazır hissedebildim.

Onun için yer sallandı iman edenler, Allaha hamd etti;

Ve kendilerini de hızla yukarı alması için yalvardı."

Bu anlattıklarından duyduğumuz mutluluğu anlatamam;

Hem merakımız giderildi, hem de öğrendiklerimizden çok mutlu olduk.

Bilge rehberim sordu:

"Şimdi anladık sarsıntının ve sevincin sebebini.

Ama bize hayatta kim olduğunu ve burada neden bu kadar süre ceza çekmekte olduğunu anlatır mısın?"

"Ben iyi İmparator Titus zamanında yaşadım ve çok meşhur oldum

Tanrının yardımıyla Judas' ın yaptığı hainliğin ve döktüğü kanın intikamını aldı.

İsmim dünyada halen bilinir.

Stazio

Thebes'i ve Achil'i anlattım!

Ozanları aydınlatan alevlerini yakan kıvılcım ben de de vardı.

Aeneid' den bahsettim, onu anlattım mısralarımda.

En büyük ilham kaynağım; ondan beslendim.

Benim için süt veren bir anne gibiydi bu yapıt.

Büyük Ozan Virgil' in yaşadığı devirde yaşamayı isterdim;

 onunla bir sene yaşamak için, Araf 'ta bir sene daha kalmayı göze alabilirdim."

Bunu duyan Virgil bana dönerek bakışlarıyla susmamı istedi;

Ama o kadar duygulandım ki hem gözlerim yaşardı hem de içimden gülmek geldi.

Gülümsememi gören ruh, sessizdi ama dikkatle gözlerime bakıyordu.

Her şey gözlerimden okunuyordu zaten.

Sonra sordu:




"Peki yolunuza devam edin; İnşallah başarıyla bitirirsiniz

 ama neye gülümsediniz biraz önce bana söyler misiniz?

Yüzünüzde bir şey gördüm!"

Arada kalmıştım, üstadım konuşmamı istemiyor, bu ruh da açıklama bekliyordu.

İç geçirdim.
 Virgil anladı durumu:
"Konuş, doğrusunu anlat" dedi bana.

 "Gülümsememe şaşırdın ama

Sana şimdi daha büyük bir sürprizim var" dedim

"Benim rehberim, daima beni yükseye yönelten rehberim,

senin anlattığın Virgil' dir!

Şiirlerine ilham kaynağı olan büyük ozan.

Senin onun için anlattıkların gülümsetti beni."

Stazio hemen Virgil in ayaklarına kapandı.

Virgil "kalk" dedi

 "Kardesim burada sen de ruhsun, ben de"

"Görüyorsun seni ne kadar sevdiğimi

 ruh olduğumuzu unuttum"dedi Stazio...


Homer, Vergil, Horace, Ovid, and Lucan.


Stazio
 Latince ismiyle Publıus Papinius Statius 
M.S. 45-96 senelerinde yaşamış Roma'lı şair.

Thebaid isimli bir epik şiir yazmış. Virgil' in yazdığı Aeneid şiirini örnek almış onun gibi 12 bölüm ve aynı vezinle yazılmış.
Thebaid, ( Thebes' in hikayesi) manasina geliyor- Yunanistan da bir yer ismi.
Aeneid' de (Aeneas' in hikayesi) manasına geliyor -Truvalı kahraman Aeneas' ın hikayesi analtılıyor.
Büyük Latin şairleri Virgil ve Ovid' den daha sonraki dönemde yaşamış
 O dönemde Hrıstıyan' larda var, hala Pagan olanlarda ama Dante Stazio' ya Araf' ta yer vermek için onun Hristiyan olmuş olduğunu farzediyor. O yüzden Limbo daki diğer şairler arasına koymamış.
Gerçek hayatta Statitus eseri Thebaid' in sonuna Virgil ve Aeneid şiiri için övgüler yazmış
Bundan aldığı ilhamla dante Araf 'ın bu bölümünde Statius' la karşılaşma tasarlamış.
-Bu bölümde anlatıldığına göre ruhlar ne zaman arındıklarına ve bir sonraki terasa geçeceklerine kendileri karar veriyorlar ve geçerken yer sarsıntısı oluyor O ruhlara göre bu korkulacak bir şey değil kutlanılacak bir şey. Birisinin okulu bitirip mezun olması gibi herkes için sevinç vesilesi oluyor.
-Titus

Roma Imparatoru. Milattan sonra 70 yılında Kudus' u Roma topraklarına katıyor ve Dante' ye göre, Isa 'yı çarmıha gerenlerden intikam alıyorç Kendisi Hristiyan değil ama o savaş ve Kudusi un Roma nın eline geçmesini o zamanın insanları Isa nın intikamı alındı şeklinde yorumlamışlar.
Sadece iki sene tahtta kalmış ama o sürede Colesseum u tamamlamışç Onun devrinde Pompeyde  Vezuv yanar dağı patlaması ve Roma yangını olmuş. Her iki olayda da halka  yardım etmişç O yüzden Good Titus- iyi Titus -denmiş
-Samaryalı kadın
Incıl de Luke bahsinde geçen Samiri ırkından olan bir kadın kuyu başında Hazreti İsa kendisinden su isteyince şaşırıyor sonra konuşunca onun beklenen peygamber olduğunu anlıyor. Hazreti Isa ona "bu kuyudan suyu içen bir daha susayacaktır ama benim sana verdiğim bilgiye ulaşan bir daha bilgiye susamaz artık öğrenmiştir" diyor.








No comments:

Post a Comment